• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam72
Toplam Ziyaret470589
Resim Tanıtım Köşesi

Tuval üzerine yağlıboya ve akrilik, 100 x 130 cm, 2004.

Köşektaşlı resim sanatçısı Adnan Yalım, tuvalı üzerinde gezdirdiği isabetli ve dengeli fırçasıyla, daha düne kadar köle pazarlarında neredeyse okkayla satılan kadınları yeniden yaratmıştır!

kosektas.net

Adnan Yalım’ın resimlerinde kadın vücüdunu biçimsel boyut açısından dışarıda bıraktığınızda, soyut, hatta geometrik olan renk alanlarıyla karşı karşıya kalırsınız. Bu, sanatçı resimde üretkenlik erdemine ulaşmış, kendi ruhsallığında bunları çözümlemiş, buradan nerede neyi, nasıl, ne kadar ve ne zaman ileri süreceğini bilme boyutuna varmış anlamına gelmektedir!

Özkan Eroğlu, Sanat Tarihçi.

 Site Haritası
               Hilâl Çelebi

               Kâzım Yalım

               Anasayfa

               Umut Cesur

               Dizilerimiz

               Adnan Yalım

               F. Tandoğan Şahin

               Gürsoy Şeref

               M. Yalım Gül

               M. Kâzım Yalım

               Özgür Yalım

               Sevil Yalım

               Yalçın Yalım

               Destekçilerimiz

                     Bilgi ve Belge Destekçilerimiz

               Dizilerimiz

                     Şiirlerle Şenlendik

                     Hastamın Öğretmeni

               Köyümüz

                     Köşektaş Köyü

               Künyemiz

               Müzelerimiz

                     Foto Galeri

                     Resim Galeri

               Sanatçılarımız

                     Ses ve Resim Sanatçılarımız

               Şairlerimiz

                     Şair ve Yazarlarımız

               Törenlerimiz

               Yazarlarımız

                     Şair ve Yazarlarımız

Köşektaş Hikayeleri


Kimi öyküler çok sık okunduğunda ya da dinlendiğinde,

insanda bir bıkkınlık
yaratır; kimileri ise

şiddetli etkiler,
derin izler bırakır!


kosektas.net

Savaşa Giden Deve Katarı

“Mal canın yongasıdır!” derler. İnsanlar genellikle, sonunda ölüm olduğunu bile bile, mallarından vazgeçemezler.

Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcı olan 1914 yılı, Rumi Takvime göre 1330 yılına denk gelir. Birinci Dünya Savaşı’na; kimi beceriksiz, hayalci yöneticilerimizin aşırı kişisel tutkuları yüzünden, devlet olarak girmişiz. Seferberlik ilan edilerek ona yakın kurra silah altına alınmış, ellerinde birden çok atı, öküzü, devesi ve kağnısı olanların mallarına, savaşta taşıma aracı olarak kullanma amacıyla, el konulmuş.

Köşektaş’ta devecilik yapan Necip adında birinin on beş kadar devesi varmış. Kendisi yaşlı olduğundan askere alınmamış ama develerine, savaştan sonra geri verilmek kaydıyla, el konulmuş. Dile kolay, onca yıl devecilik yapmış, onca deve yetiştirmiş, her birini oğlu Mükür kadar seviyor. Develeri olmadan o ne yapar? Hem develeriyle onun gibi kim ilgilenir? Savaş bitince geri verecekleri nereden belli?

Geçkin yaşına karşın, gönüllü olarak, develeriyle birlikte, savaşa o da gider. Gidiş o gidiş. Savaş bitmiş ama ne Necip’ten ne de develerinden bir haber alınamamış.

Mükür: Mükremin Taşkıran. Ölümü: 1980.

Necip: Mükür’ün babası. Savaşta kalmış.

Celalettin ÖLGÜN


Bilgi: İlk kez 21 Mart 2004 tarihinde yayınlanmış bir hikeyedir.

kosektas.net