Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam10
Toplam Ziyaret553070
Kitap Tanıtım Köşesi


Taş Bina
Aslı ERDOĞAN

Yazarın bu kitabı yazma sıkıntısı sonsözde anlatılır. Memnun değildir yazar, hem anlattıklarından hem de anlatış biçiminden. Çağrılmadan, kendi hikâyesine girdiğinden söz eder. “Aslı Erdoğan olarak konuştuğum tek bölüm, epilog.” der yazarımız. “Bakın bu taş binayı yaptım ve içinde kalakaldım. Yapayalnızım burada… Yani yazının kendisi de bir taş binaya dönüşüyor sonunda. Başka bir yorumla, kapatıldığımız o metaforik taş bina, giderek yazıyı içerecek kadar genişliyor.” Epilog’dan bir bölüm vermek isterim burada: “Bana gelince… Her seferinde eksik, yarım, yanlış anlattım kendimi. Yerli, yersiz, zamansız. Ya çok kuru ya da trajedinin diliyle… İskelet korkunçluğunda, boş boş çınlayan üç-beş sözcük bir araya getirdim, üzerinden bir türlü geçilemeyen suskunluklarla, söylenmekten çok susulmuş sözcüklerle konuştum… kansız metaforlar, yay gibi uzayan fiiller, gerçek biçimini arayan imgeler boşalttım geçmişin üzerine. Takatim kalmayıncaya dek. Yol yol yükselen sözcük duvarlarının arasında ağır ağır, acıyla dolandım, el yordamıyla, ay ışığında beliren bir hayalet gibi, çağrılmadan girdim kendi hikâyeme…”

Aslı Erdoğan, Taş Bina ve Diğerleri kitabıyla, 2010 yılında 56. Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazanmıştır. Seçici Kurul’un, ödülü veriş amacını belirttiği açıklama, yazarın yazma amacının gerçekleştiğinin de göstergesidir sanki. “Seçici Kurul, 56. Sait Faik Hikâye Armağanı’nı, ‘çağımızın dilsiz tanıklığını mekânın, bedenin ve imgenin içinden dokuyarak evrensel insanlık acılarını seslendirmekte gösterdiği ustalık’ nedeniyle Taş Bina ve Diğerleri adlı kitabıyla Aslı Erdoğan’a vermeyi uygun görmüştür.”

Eninde sonunda şafak söker,’ derlerdi. Hem geceden başka nerde bekleyebilirdik şafağı?”

Taş Bina, Aslı ERDOĞAN
ISBN: 975 289 593 5

Sosyalizm Nedir, Komünizm Nedir...?

SOSYALİZM NEDİR, KOMÜNİZM NEDİR, SOSYAL DEMAOKRASİ NEDİR?

 
Hocaların hocası Kâzım hocamızın oynattığı dolma kalemden fışkıran
mürekkeplerin yarattığı yazı dünyaları.  
kosektas.net

Musa Kâzım YALIM


 

26 Mayıs 2013, Pazar

Sosyalizm, en genel tanımıyla, toplum çıkarlarını birey çıkarlarından üstün tutan bir öğretidir. Sosyalizm, kapitalist bir toplumda adil olmayan gelir dağılımına karşı toplumsal mülkiyeti, böylece de üretim ve gelir dağılımında eşitliği savunur. Sosyalizm, farklı ülkelerde farklı şekilde uygulanmış olsa da, –doğru uygulandı, çarpık uygulandı, bu ayrı bir tartışma konusu- temelde, dengesiz gelir dağılımının insanlara refah ve mutluluk veremeyeceği düşüncesini savunur. Sosyalizmde; yeteneğe göre iş, emeğe göre ücret esastır!

Sosyalizmin son aşaması komünizmdir. Karl Marks ile Friedrich Engels’in geliştirmiş olduğu bu öğretiye göre, şartlar elverip o aşamaya ulaşıldığında, toplumsal sınıflar ve devlet ortadan kalkar, özel mülkiyet yerine ortak mülkiyet geçerli olur.  Komünizm, diyalektik materyalist veya özdekçi felsefeye dayalı bilimsel dünya görüşüne göre biçimlenmiştir. Komünizmde; yeteneğe göre iş, ihtiyaca göre ücret esastır!

Karl Marks ile Friedrich Engels’in bu öğretisi uğruna dünyada birçok olay yaşanmış, hatta milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Tüm bu yaşananlar, mülkiyet sahibi sermayederleri ileri teknolojiye yatırım yapmaya  zorlamış, böylece hızlı ve kolay üretimin önü açılmış ve insan toplumunun ilerlemesi ivme kazanmıştır.

Sosyal demokrasi, Marksçılık temeline dayanan merkezi toplumculuk öğretisidir. Marksçılık, devrimci bir amaç gütmekle solcu toplumculuk, evrimci, reformcu ve revizyonist bir amaç gütmekle sağcı toplumculuk adları altında, iki ayrı kampa ayrılmıştır. Solcu toplumculuk devrimcidir. Sağcı toplumculuk parlementocu, yani demokratiktir.

Batı’da sosyal demokrat partiler işçi sendikalarıyla iç içe çalışırlar. Sosyal demokrasi budur ve Batı bunun için güçlüdür. Ülkemizde, sendikaların siyaset yapmaları yasak olduğundan, sosyal demokrat partilerin sosyal demokratlığı platonik (gerçekte var olmaz) kalmaktadır.  Ayrıca, sosyal demokratların sağında liberaller, solunda Marksistler yer alır. Batı’da gelişen Avrupa komünizmi dünyadaki siyasal yelpazeye yeni bir renk katmıştır. İşçisiz, sendikasız sosyal demokrasi olmaz!

Sosyal demokrat öğreti, bir takım revizyon ve reformlarla, parlementer demokrasi ve kapitalist piyasa ekonomisinin temel ekonomik kurallarını koruyarak, ekonomik ve siyasal eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı amaçlar. Bunun için de;

  • Maddi üretim araçlarının, aşırı bir biçimde sermayeder bir azınlığın elinde toplanmasını önler.
  • Üretim araçları üzerindeki kamu mülkiyetinin genişlemesini sağlar.
  • Bankacılık gibi büyük işletmeleri kamulaştırır.
  • Herkesin, eğitim gibi, sağlık gibi hizmetlerden yararlanmasını ve sosyal güvenceye kavuşmasını sağlar.

Sosyal demokratlık; yalnızca bir görüntü, bir yafta ve halkı kandırmanın bir yolu değildir. Sosyal demokratlık, toplum karşısında takınılan cakalı bir poz da değildir.

Sosyal demokratlık; halk için, halk yararına, halkla birlikte çalışmaktır. Özveriyle, inançla emeğin, emekçinin hakkını vermek için, emekçi yığınlarıyla özdeşleşerek uğraş vermektir.

Emeğin değerinin bilinmediği, yönetiminde emekçinin etkinliğini gösteremediği partiler, sosyal demokrat ya da sol yaftalarla ortaya çıkamazlar.

Sosyal demokrat; emekten ve emekçiden yanadır. Bülent Ecevit’in sosyal demokratlığı; Biz devletçi değiliz. Biz, gelir dağılımında adaleti sağlayan bir piyasa ekonomisinden yanayız.

Tüm bunları bilmek bize zarar vermez. Aksine, olayların akışına, alışılmış şablonlar yerine, sağlam gözlükle bakmamıza ve böylece çevremizde olup bitenleri sorup soruşturmamıza olanak sağlar. Bir Fransız, bir İngiliz veya bir Alman kitaplığında bu ve benzeri konular üzerine yazılmış kitap sayısı kırk ila elli bin dolayındadır. Bizdeki bu sayı yüz‘ü geçmez. Bunun en büyük nedenlerinden biri, kapitalizmin tam takım taklavatıyla ülkemize uğramamış olmasıdır. 

Musa Kâzım YALIM

80 yaşını çoktan aşmış olmasına rağmen hâlâ cıncık gibi yazı yazabilen Kâzım hocamıza, kimilerinin hâlâ öcüden korkar gibi korktuğu konuları irdeleyerek açıklığa kavuşturduğu için çok teşekkür ederiz!

 

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz
Film Tanıtım Köşesi

Earthlings/Dünyalılar
Türkçe Altyazılı

«Yapabileceğiniz en iyi şey, bu filmi insanlara izlettirmek olacaktır!»

Shaun Monson
Yönetmen

Hayvan ve insan sömürüsü üzerine yapılmış en çarpıcı belgesellerden biri. Dünyalılar/ Earthlings adlı belgesel film dünya üzerinde yaşayan bütün canlıların aynı ölçüde ve benzer acılara maruz kalmalarını örneklerle ve birbirinden çarpıcı görüntülerle izleyicisine anlatıyor. İnsan türü için bunun adına seksizm, ırkçılık ve soykırım adları verilirken diğer canlıların maruz kaldığı şiddet ve sömürü ise "türcülük" diye tanımlanıyor.

Filmde Nazi kampları ve Klu Klux Klan görüntüleriyle etleri için sıkış tıkış kafeslerde tutulan hayvanların görüntüleri peşi sıra akıp giderken insana dünya üzerinde yaşayan tek tür olmadığı hatırlatılıyor. Bir ırkın diğer ırklardan daha üstün olduğuna inanmasının ve bu nedenle kendisinden "aşağılık" gördüğü diğer ırkları her şekilde sömürebileceğini düşünmesinin ırkçılık olduğu belirtilirken bir sonraki sahnede "türcülüğün" tanımı yapılıyor ve baskın türün diğer türleri hegemonyası altına almasının aslında ırkçılıkla benzer özellikler taşıdığı ve ikisinin tam olarak aynı şey olduğu vurgulanıyor.

Bu amaçla Nazi Almanyası' na dair görüntüler, insanın diğer türleri nasıl sömürdüğüne dair görüntülerle birleştiriliyor ve aralarındaki benzerlik gözümüze sokuluyor. Ardından insanların ve diğer canlıların aslında benzer ihtiyaçlara gereksinim duydukları belirtiliyor: yemek, barınmak, hareket özgürlüğü gibi kavramların bütün canlıların ortak kaygısı olduğu sıralanıyor.

Earthlings, Vikipedi, Özgür Ansiklopedi