Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam58
Toplam Ziyaret704770
Yaren Leylek Geldi


Yaren Leylek'in geçen yıllara nazaran bu yıl erken gelmesi dikkat çekti.

Bursa'nın Karacabey ilçesinde, Uluabat Gölü'nün kıyısındaki kırsal Eskikaraağaç Mahallesi'nin simgesi "Yaren Leylek", on üçüncü kez gelerek, balıkçı Adem Yılmaz'ın teknesindeki yerini aldı.

Masalsı Hikâyenin Baş Aktörü Yaren Leylek, Artık Bir Tık Uzağınızda:

Avrupa leylek köyleri ağının Türkiye’deki tek temsilcisi olan köyümüz Eskikaraağaç'ın adını dünyaya duyuran bir dostluk hikayesine birlikte tanıklık ediyoruz.

Samimi halleriyle gönüllerde taht kuran ve dostluğun tür tanımadığını insanlığa yeniden gösteren Adem Amca ile Yaren Leylek’in masalsı hikayesi, tüm güzelliğiyle yaşanmaya devam ediyor.

Belediyemizin de katkıları ile köyümüz Eskikarağaç, özellikle son yıllarda sosyal ve kültürel faaliyetler açısından turizmden hak ettiği payı almaya başlarken, biz hem doğadaki zorlukları göstermek hem de insanlara evlerinde bir nebze de olsa farklı aktivite sunmak adına Yaren Leylek’in yuvasına yakın bir konuma kamera koyduk.

Sizden gelen yoğun talep doğrultusunda Yaren Leylek ve ailesine hiçbir şekilde müdahale etmeden gerçekleştirdiğimiz bu çalışma ile adeta "La Fontaine Masalı"nı andıran hikayemizin baş aktörünü, özel hazırladığımız www.yarenleylek.com sitesi üzerinden, 7/24 canlı olarak takip edebileceksiniz. 

Ali ÖZKAN, 

Karacabey Belediye Başkanı

Mainz Karnavalı


MAINZ KARNAVALI

Görkemli saray Kurfürstlisches Schloss Mainz'da, "Mainz bleibt Mainz, wie es singt und lacht" adı altında yapılan Karnaval kutlamalarından görüntüler. Video 2010.

MAINZ KARNAVALI

Komik figürlar, kostümlü danslarla siyasal gelişmelere, gündemdeki olaylara mizahsal anlamda göndermeler yapılarak ırkçıların, politikacıların yerden yere vurulduğu, maskeli ve kostümlü insanların
şarkılar eşliğinde dans ettiği, şeker ve çikolataların havada uçuştuğu, „helau“ naralarının
yeri göğü inlettiği renk cümbüşü Rosenmontag kutlamalarına
500.000’in üzerinde insan katılır.

HELAU

06 Şubat 2013, Çarşamba

Mainz Karnavalı, yılın beşinci mevsimi olarak, her yıl çok çılgınca kutlanan bir halk şenliğidir. Mainz Karnavalı aynı zamanda, „Mainz bleibt Mainz, wie es singt und lacht“ adlı televizyon programı sayesinde, Mainz sınırlarını aşmış ve adını tüm dünyaya duyurmuş bir kültür görüngüsüdür de. Son derece ziynetli ve süslü bir sarayda (Kurfürstliches Schloss Mainz) toplanılarak yapılan kutlamalar, televizyon ekranlarından tüm Almanya, Avusturya ve İsviçre’den kalabalık bir izleyici kitlesi tarafından izlenir.

Karnaval kutlamalarına her yıl 11 Kasım günü, saat 11:11:11’den itibaren, „kaçıklar anayasasının“ (Das Närrische Grundgesetz) ilanıyla başlanır. Yapılan bu anayasa ilanının hemen ardından Schillerplatz (Schiller Meydanı) adlı bir meydanda toplanan on binlerce kostümlü ve maskeli kaçık (Narren), Narrhalla-Marsches ve Ritzamban adlı müzik parçaları eşliğinde, çılgınca dans etmeye, coşkulu bir şekilde eğlenmeye başlar.

Noel’in gelişiyle ara verilen kutlamalara 1 Ocak’tan itibaren yeniden başlanır. Çok sayıda dernek ve vakıf tarafından düzenlenen eğlence ve kutlamalar, müzik bandoları ve şarkılar eşliğinde yapılan şehir turları, lokal ve büyük salonlarda yapılan balo ve eğlencelerle, Şubat ayındaki büyük kutlamalara kadar devam eder.

Akıl almaz miktarda alkolün tüketildiği Karnaval kutlamaları son bir haftasında hızını giderek artırmaya başlar. Açılışı Perşembe akşamı Schillerplatz adlı meydandaki Karnaval Çeşmesi (Mainzer Fastnachtsbrunnen) önüne kurulan büyük bir sahne önüne toplanmış on binlerce kadının şarkı ve türküler eşliğinde dans etmesiyle yapılan ve kutlanmasına disko, gazino ve lokallerde gece boyunca devam edilen Weiberfastnacht (kadınlar karnavalı) ile hız kazanan kutlamalar, büyük geçişler eşliğinde, sokak kutlamalarının yapıldığı Rosen Montag (Pembe Pazartesi) günü en doruk noktasına ulaşır.

 
Rosenmontag Geçidi 2011  Rosenmontag Geçidi 2012
Komik figürlar, kostümlü danslarla o yılki siyasi gelişmelere, gündemdeki olaylara mizahsal anlamda göndermelerin yapıldığı, ırkçıların, politikacıların yerden yere vurulduğu, maskeli ve kostümlü insanların şarkılar eşliğinde dans ettiği, şeker ve çikolataların havada uçuştuğu, „helau“ (sevinç çığlığı) naralarının yeri göğü inlettiği renk cümbüşü Rosen Montag (Pembe Pazartesi) kutlamalarına 500.000’in üzerinde insan katılır.

Salı gününden itibaren hızı kesilmeye başlayan kutlamalara Aschermittwoch adı verilen Çarşamba günü, bir kukla (Nubbel) yakılıp külleri defnedildikten sonra son verilir.

Anlatılanlara göre bu kutlama geleneği çok eskiye, kış mevsiminin kovulması geleneğine dayanmakta.

Lütfullah Çetin, 06.02.2013.

Bilgi: Bu yılki büyük geçiş, 27 Şubat 2017, Pazartesi günü gerçekleşecek.


Flag Counter

Yorumlar - Yorum Yaz
Bir Bahar Önü

Elli altmış yıl öncesinden bir bahar önü.

Hüseyin Seyfi

Uzun geçen kış mevsiminin sonunda, hasretle beklenen bahar, köyde yüzünü gösterdi. Güneş çıktı. Üşüyen toprak biraz ısındı. Toprağın üstünde üç aydan beri bekleyen kar erimeye başladı. Kar eridikçe toprağın üstü açıldı, toprağın ıslaklığı geçti ve eriyen karın altından önce kardelenler, sonra sarı çiğdemler toprak üstüne çıktı.

Kış boyu ahırlarda hapis olmuş tavuklar, inekler, atlar, öküzler, danalar, koyunlar, kuzular dışarı çıkarak açık havanın tadını aldılar. Çocuklar çiğdem toplamak üzere donu çözülmüş kırlara koştular. Güneşin ısıttığı ve ıslaklığını aldığı yol üstündeki küçük toprak yığınlarının içinden çıkan ve arka arkaya dizilen karıncalar baharın yaklaştığının habercisi oldu.

Kuzey yamaçlarda henüz erimeyen kar, gümüş rengini alırken, güneş, arkasına koyu bir kızıllık bıraktıktan sonra kayboldu. Geride kalan, ayaza dönen esinti ile ocaklardan, tandırlardan çıkan koyu dumandı.

Akşam karanlığı ile herkes evine çekildi. Sokaklar ıssızlaştı. Dışarıda, çöplük başlarında siftinen birkaç uyuz zağar ve duvar başlarında oynaşan kedilerin yanında, ahıra girmeyen çelimsiz, yaşlı bir at kaldı.

Gün batımından bir süre geçtikten sonra, gökyüzünün kızıllıkları da kayboldu. Ay, tüm güzelliğini gururla sergiledi. Gecenin bulutlarını sürükleyen serin bir esinti devam etti. Kümeleşen bulut, Ay’ı gölgeledi. Ay’ın parlaklığı silindi. Yeryüzü karardı.

Akşam eve dönmeyen ineği kurt yemesin diye Akif Hoca’ya, kurt duası okutuldu, dua esnasında kemik saplı bıçağın ağzı üç defa açılıp kapatıldı ve kurt ağzı bağlandı.

Kış süresince, kuru tahıl ve una dayalı yiyeceklerle beslenen insanlar, kırlarda, tarlalarda yeşilliğin görünmesi ile birlikte, bildikleri madımak, cırtlık, yemlik, tülü, hardal, kızılcık ve ebegümeci gibi doğada kendiliğinden yetişen, çiğ veya pişirilerek yenebilecek bitkileri toplamak için kadınlar bozkıra dağıldılar. Köyün delikanlıları at arabalarını koşarak, bir kış boyu ahırda kapalı kalan atların hamlarını aldılar.

Uzun süre evlerde kapalı kalan genç erkekler, çamuru yeni kurumuş arazinin üstünde çelik oynamaya, çocuklar bezden yaptıkları toplarla sokak aralarında top oynamaya başladılar…

Yeni çalışmamdan çıkarttığım bir sayfa,

Hüseyin Seyfi,

16.05.2016