• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam257
Toplam Ziyaret844328
Yaren Leylek Geldi


Yaren Leylek'in geçen yıllara nazaran bu yıl erken gelmesi dikkat çekti.

Bursa'nın Karacabey ilçesinde, Uluabat Gölü'nün kıyısındaki kırsal Eskikaraağaç Mahallesi'nin simgesi "Yaren Leylek", on beşinci kez gelerek, balıkçı Adem Yılmaz'ın teknesindeki yerini aldı.

Bursa’nın Karacabey ilçesinde yıllardır süren bir bahar geleneği bu yıl da bozulmadı. Balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu sıra dışı dostlukla milyonların sevgisini kazanan Yaren leylek, göç yolculuğunu tamamlayarak on beşinci kez Eskikaraağaç Leylek Köyü’ne döndü ve dostunun kayığına kondu.

Türkiye'yi, Avrupa Leylek Köyleri Birliği'nde temsil eden tek köy olan Bursa'nın Karacabey ilçesi Eskikaraağaç köyünde balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin dostluğu, milyonlar tarafından ilgiyle takip edilen hikayeye dönüştü.

Eskikaraağaç Leylek Köyü, her yıl göç döneminde on binlerce leyleğin geçtiği göç rotası üzerinde yer alıyor. Köy, aynı zamanda yerleşik leyleklere de ev sahipliği yapıyor.

Haber: DW Türkçe

 

 

Köşektaş'ta Şeker Bayramı Kutlama Etkinlikleri

 Özcan Antike

Bu yaz baştan sona yeniden düzenlenen Karayusflul köy odasında, kitap ve benzeri yayınların toplanacağı, okuyucu ve araştırmacıların istifadesine sunulacağı, hedef kitlesi sınırsız bir kütüphane oluşturma çalışması ve bu çalışma kapsamında da bir kitap kampanyası başlatmış bulunmaktayız. Elinde kitap ve benzeri yayınlar olan ve bağışlamak isteyen köylülerimizin "karayusuflular@hotmail.com" eposta adresi aracılığıyla bizimle iletişime geçmelerini rica ediyoruz. Teşekkür ederiz! Özcan Antike

Burada yayınlanan fotograflar bize emanet olarak gönderilmişlerdir ve bu yüzden bu fotografların hiçbiri kopyalanıp çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz! kosektas.net




Karayusuflu köy odasında gerçekleştirilen bu yılki şeker bayramı kutlamaları, "Ah nerde o eski bayramlar!" dedirtmeyecek bir güzellikteydi.

Bayram namazı, manevi hazzın en doruk noktasında eda edildikten ve dualar yapıldıktan sonra, cami içerisinde heyecanlı bir bayramlaşma faslı başladı. Gülümseyen gözlerle gerçekleştirilen bayramlaşma faslının hemen ardından, hep birlikte, bu yıl her şeyiyle baştan sona yeniden düzenlenen, Karayusuflu köy odasına gidildi. Orada bizleri, özenle pişirilmiş, nefis ev yemekleri bekliyordu. Hepsi birbirinden leziz yemekler tadıldıktan ve yemek duası da yapıldıktan sonra, koyu ve keyifli bir sohbet başladı.

Uzun süren sohbet sırasında, geçmiş günler ve bayramlar özlemle yad edilerek,  bayramı birlik, beraberlik ve kardeşlik duyguları içerisinde kutlamanın nasıl bir güzelik olduğu, insan ruhunda nasıl bir rahatlatma yarattığı, sık sık vurgulandı.

Zaman ne de çabuk akıp gitmişti. Oysa o gün orada bulunan hiç kimse, zamanın bu denli çabuk akıp gitmesini ve yaşanan o güzelliklerin bitmesini istemiyordu.

Gelenek ve göreneklerin yaşatılması, genç neslin hem birbirini, hem de büyüklerini tanıması adına  bu yıl ilki gerçekleştirlen bayramlaşma, birlik ve dayanışma etkinliğinin önümüzdeki bayramlarda da, aksatılamadan ve daha geniş katılımlı olarak, gerçekleştirilmesi arzu edilmektedir. Bu bağlamda tüm köylülerimizin, önümüzdeki bayramlarda gerçekleştirilecek bayramlaşma, birlik ve dayanışma etkinliklerine katılmalarını beklemekteyiz.

Bu yaz baştan sona yeniden düzenlenen Karayusflu köy odasında, kitap ve benzeri yayınların toplanacağı, okuyucu ve araştırmacıların istifadesine sunulacağı, hedef kitlesi sınırsız bir kütüphane oluşturma çalışması ve bu çalışma kapsamında da bir kitap kampanyası başlatmış bulunmaktayız. Elinde kitap ve benzeri yayınlar olan ve bağışlamak isteyen köylülerimizin "karayusuflular@hotmail.com" eposta adresi aracılığıyla bizimle iletişime geçmelerini rica ediyoruz.

Karayusuflu köy odasının yeniden düzenlenmesinde emeği geçen ve maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen tüm köylülerimize teşekkür ederiz!




0 Yorum - Yorum Yaz
Leylekler Bizim Köyü Çok Severdi



Soğuk suyun akışı,
Serçelerin ötüşü,

Gökyüzünde şenlikti,
Leyleklerin uçuşu...

Yerkürenin kuzey yarısında, ekvator ile kuzey kutbu arasındaki bölgelerde havanın nisan ve mayıs aylarından itibaren ısınmaya başladığını nereden bildikleri şaşırtıcı, hatta mucize olan leylekler, sıcak yaz aylarını geçirmek için soğuk kış aylarını geçirdikleri ülkelerden geri döner, beş altı ay gibi uzun bir süre bizim köyde kalırlardı.

Altı yedi ay gibi uzun bir zaman sonra, o kadar uzak mesafeleri kat edip bizim köye gelen leylekler, sanki pusulaları varmış gibi hedefi hiç şaşırmadan, Süllü amcanın tuvaletinin üzerindeki, daha tam anlamıyla hazır olmayan yuvaya konarlar; gagalarını tüylerine gömer, tüylerini kabartıp gerneştikten sonra huzur içinde uykuya dalarlardı.

Önce erkek leylek gelirdi. Çok telaşlı bir şekilde, geçen yıl bırakıp gittiği yuvayı çubuk ve otlarla onarıp yenilemeye başlardı. İşi bittiğinde ise özlem içinde başını gökyüzüne çevirip dişisinin gelmesini beklerdi. Takriben bir hafta sonra dişi leylek de, erkek leylek tarafından onarılmış olan yuvaya döner ve hemen yerini alırdı.

Leyleklerin birbirlerini karşılama töreni oldukça ilginç olurdu. Yuvanın sahibi erkek, dişisini karşılamak için kanatlarını hızla çırpar ve gagasıyla tıkırdardı. Daha sonra, etraflarına aldırmadan en güzel anlarını yaşamaya başlarlardı. Baş döndüren bir yükseklikte gerçekleşen bu tutku dolu sevgi gösterisinin meyvesi dört ya da beş yumurta olurdu. Takriben dört, bilemediniz beş hafta sonra tüy yumağı civcivler yumurtalarından çıkmaya başlarlardı. İşte bundan sonra anne ve baba leylek için telaş başlar; baba leylek, çığırtkan yavrularının beslenmeleri için gerekli solucan, çekirge ve sümüklü böcek bulabilmek için harekete geçer, hatta bir süre sonra talep daha da artar; fare, kurbağa ve yılanlar sofrayı süslerdi.

Baba leylek yavrularını beslemekle yükümlü iken, anne leylek kanatlarının altına alarak yavrularını yağmur, fırtına ve kızgın güneş sıcağından korurdu.

Evin sahibi Süllü amca, doğal yaşamın bir parçası olan leylekleri gözü gibi korur, doğum yerlerine ilk kez geri dönen genç leyleklerin yuvayı onarmalarına yardımcı olur, onlara taş attırmaz, yuvadan düşüp yaralanan körpe yavruların yaralarını sarar, iyileşmelerini sağlardı.

Leylekler, bölgede havalar soğumaya başlar başlamaz başka bölgelerden gelen leyleklerle gökyüzünde birleşerek seyredilmeye değer bir görüntü oluşturduktan sonra, yolculuk rotaları olan Güney Afrika, Körfez, Süveyş ve İsrail’e doğru yola koyulurlardı.

Süllü amca: Süleyman Ceyhan

Lütfullah ÇETİN 

17 Şubat 2004