• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam21
Toplam Ziyaret922665
Halit Çelenk

Halit Çelenk:
Vicdanın ve Sadakatin Adı

Bazı insanlar yaşadıkları çağın tanıklarıdır; bazıları ise o çağa vicdanlarıyla yön verirler. Halit Çelenk, ardında yalnızca bir avukatın değil, zor zamanlarda insan olmanın ne demek olduğunu gösteren onurlu bir yaşam bırakanlardan biridir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yaşamlarının en karanlık günlerinde onların yanında durmak, sadece hukuki bir görev değildi. Bu, aynı zamanda insanlık, cesaret ve vicdana bağlılık sınavıydı. Halit Çelenk, bu sınavı başı dik, alnı açık bir şekilde verdi. Rüzgârın ters estiği günlerde çoğu insan susmayı tercih ederken o konuştu; çoğu insan geri çekilirken o yanında durduğu insanları yalnız bırakmadı.

Onun mücadelesi sonuçtan çok, duruşun değerini gösteriyordu. Çünkü bazen insan, kazanacağını bildiği için değil, doğru olduğuna inandığı için mücadele eder. Halit Çelenk de tam olarak bunu yaptı. İnandığı adalet duygusunu hiçbir baskının, hiçbir korkunun önüne koymadı.

Yıllar geçse de insanlar bazı isimleri unutmaz. Çünkü o isimler, yalnızca birer insan değil, aynı zamanda birer ahlaki pusula hâline gelirler. Halit Çelenk'in adı da bu nedenle hafızalarda yaşamaktadır. O, en zor anlarda bile dostluğun, bağlılığın ve insan onurunun terk edilmemesi gerektiğini gösterdi.

Bugün onun yaşamına baktığımızda bir avukattan daha fazlasını görürüz. Fedakârlığın ne olduğunu, insanın inandığı değerlere nasıl sahip çıkması gerektiğini ve vicdanın bazen en güçlü direnme biçimi olduğunu görürüz.

Halit Çelenk, sadece savunduğu insanların avukatı değildi; onların umutlarına, insanlık onuruna ve adalet özlemine de sahip çıkan büyük bir yürekti. Bu yüzden ona duyulan saygı, yıllar geçtikçe eksilmek yerine daha da büyümektedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

KIYAMET ÇAĞI FAŞİZMİ
www.kosektas.net


Videoyu başlattıktan sonra sağ üst köşede görünen “Ayarlar” düğmesine tıklayarak Türkçe altyazıyı etkinleştirebilirsiniz. Altyazıyı rahat okuyabilmek için video ekranını büyütmenizi öneririz.
kosektas.net

Video l Naomi Klein ile Astra Taylor, yeni kitapları
“Kıyamet Çağı Faşizmi ve Yaşayan Dünya İçin Mücadele”nin temalarını tartışıyor!

KIYAMET ÇAĞI FAŞİZMİ

Kitap, iklim krizi, ekonomik eşitsizlik ve yükselen aşırı sağ arasındaki ilişkiyi inceleyerek "Kıyamet Faşizmi" kavramını ortaya koyuyor. Yazarlara göre bazı güç odakları krizleri çözmek yerine, yalnızca kendilerini korumaya odaklanıyor.

Teknoloji milyarderlerinin özel adalar veya Mars projeleri gibi fikirleri de bu kaçış anlayışının örnekleri olarak ele alınıyor. Ayrıca iklim krizinin demokrasi ve toplumsal adaletle bağlantısı vurgulanıyor.

Kitap, şu soruyu soruyor: Geleceğin krizleri karşısında dayanışma mı kazanacak, yoksa herkes kendi kurtuluşunun peşine mi düşecek?

End Times Fascism, bu sorular üzerinden günümüz dünyasını sorgulayan düşündürücü bir eser olarak öne çıkıyor.

NAOMI KLEIN & ASTRA TAYLOR

Kitap İnceleme: End Times Fascism: And the Fight for the Living World l Kıyamet Çağı Faşizmi: Yaşayan Dünya İçin Mücadele l 21.09.2026

Naomi Klein ve Astra Taylor'ın birlikte kaleme aldığı End Times Fascism: And the Fight for the Living World, günümüz siyasetini, iklim krizini ve teknoloji elitlerinin yükselişini ortak bir çerçevede değerlendirmeye çalışan iddialı bir politik analiz kitabıdır. Yazarlar, dünyanın karşı karşıya bulunduğu krizlerin yalnızca yönetilmeye çalışılmadığını, aynı zamanda bazı güç odakları tarafından fırsata dönüştürüldüğünü savunmaktadır. Kitabın yayıncı tanıtımına göre eser, aşırı sağın yeni biçimlerini iklim krizi, yapay zekâ ve küresel eşitsizliklerle ilişkilendirerek açıklamayı amaçlamaktadır.

Kitabın Temel Tezi

Klein ve Taylor'ın ortaya attığı "End Times Fascism" (Kıyamet Çağı Faşizmi) kavramı, iklim felaketleri, toplumsal çöküş korkusu ve ekonomik eşitsizlikler karşısında dayanışma yerine ayrışmayı tercih eden yeni bir siyasal zihniyeti tanımlamaktadır. Yazarlara göre teknoloji milyarderleri, dini kıyametçi hareketler ve aşırı milliyetçi akımlar farklı ideolojik kökenlerden gelseler de ortak bir noktada buluşmaktadır: ortak bir gelecek inşa etmek yerine kendi kurtuluşlarını güvence altına almak. Bu yaklaşım, yazarların ifadesiyle "dünyayı yaşanmaz hâle getirirken sonuçlarından korunmaya çalışan" yeni bir elit anlayışını temsil etmektedir.

İklim Krizi ve Ayrıcalıklı Kaçış Senaryoları

Kitapta dikkat çekilen önemli temalardan biri, bazı teknoloji ve sermaye çevrelerinin iklim krizine yönelik yaklaşımlarıdır. Yazarlar, özel adalar, korunaklı yerleşimler, Mars kolonisi projeleri ve çeşitli "kaçış" senaryolarını yalnızca teknolojik hayal gücünün ürünü olarak değil, ortak kamusal çözümlerden uzaklaşmanın sembolleri olarak yorumlamaktadır. Kitabın resmi tanıtımında da süper zenginlerin özel adalara çekilmesi, Mars projeleri veya "sığınak" kültürü bu yeni hayatta kalma ideolojisinin örnekleri olarak gösterilmektedir.

Faşizmin Yeni Biçimleri Üzerine Bir Tartışma

Yazarlar, günümüzde yükselen aşırı sağ hareketlerin yalnızca 20. yüzyıl faşizminin tekrarı olmadığını öne sürmektedir. Democracy Now! söyleşisinde Naomi Klein, günümüzün durumunu tarihin birebir tekrarından ziyade bir "devam filmi" olarak nitelendirir; ona göre dehumanizasyon (insanlıktan çıkarna), dışlama ve üstünlükçü hiyerarşi mantıkları bu kez küresel iklim ve varoluş krizleri bağlamında yeniden ortaya çıkmaktadır. 

Kitabın yayımlanan ilk bölümünde de yazarlar, faşizmin tarihsel olarak yalnızca Avrupa'nın geçmişine ait bir istisna olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu ileri sürmekte ve günümüz koşullarında otoriterliğin yeniden yükselişini açıklayacak daha geniş bir tarihsel çerçeve önermektedirler. 

Kitabın en güçlü yanı, ilk bakışta birbirinden bağımsız görünen birçok olguyu aynı analiz içinde bir araya getirebilmesidir. İklim değişikliği, yapay zekâ, teknoloji oligarkları, göç politikaları, ekonomik eşitsizlik ve popülist milliyetçilik arasındaki bağlantılar, okuyucuyu daha geniş bir tarihsel tablo üzerine düşünmeye teşvik etmektedir.

The Guardian'daki değerlendirmede Daniel Trilling de kitabın en önemli başarısının, günümüzün radikal sağ hareketlerini iklim kriziyle ilişkilendirerek açıklayan "cesur ve açıklayıcı bir müdahale" sunması olduğunu belirtmektedir. İncelemeye göre kitap, günümüz reaksiyoner siyasetinin çevresel kriz karşısında "ortak çözüm" yerine "korunaklı ayrıcalık" siyaseti ürettiğini savunmaktadır. 

Ayrıca eser, yoğun akademik dile başvurmadan karmaşık siyasi süreçleri açıklamaya çalışmaktadır. Bu durum kitabı hem araştırmacılar hem de genel okuyucular için erişilebilir hâle getirmektedir.

Bununla birlikte kitap tartışmalı yönler de taşımaktadır. Bazı okuyucular, teknoloji sektörü, milyarder girişimciler ve aşırı sağ hareketler arasında kurulan bağların zaman zaman fazla geniş genellemelere dayandığını düşünebilir. Eser açık biçimde politik bir pozisyon almakta ve tarafsız bir akademik analizden çok müdahil bir entelektüel manifesto görünümü sunmaktadır.

Bu nedenle kitap, yalnızca bilgi veren bir siyaset incelemesi değil, aynı zamanda okuyucuyu belirli bir politik ve etik tutuma davet eden bir çağrı metni olarak da okunabilir.

End Times Fascism, çağımızın en önemli meselelerinden bazılarını aynı tartışma çerçevesine yerleştirmeye çalışan dikkat çekici bir çalışma. Naomi Klein ve Astra Taylor, iklim krizini yalnızca çevresel bir sorun olarak değil, demokrasi, teknoloji, eşitlik ve insanlığın ortak geleceğiyle doğrudan bağlantılı bir kriz olarak ele alıyorlar. Kitabın temel sorusu oldukça açık:

Krizlerle şekillenen bir geleceğe doğru ilerlerken birbirimizden koparak mı yaşayacağız, yoksa ortak kader fikri etrafında yeni dayanışma biçimleri mi geliştireceğiz?

Yazarların cevabı açıktır: İnsanlığın karşı karşıya olduğu sorunlar bireysel kaçışlarla değil, kolektif çözümlerle aşılabilir. Bu nedenle End Times Fascism, yalnızca bir teşhis kitabı değil, aynı zamanda politik ve ahlaki bir çağrı niteliği taşımaktadır. 

Kaynaklar

Kitap İnceleme: End Times Fascism: And the Fight for the Living World l Kıyamet Çağı Faşizmi: Yaşayan Dünya İçin Mücadele l 21.09.2026

  
6 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Frankfurt Kitap Fuarı
   

Frankfurt Kitap Fuarı'nın
Bu Yılki Onur Konuğu:
Çek Cumhuriyeti

Dünyanın en önemli yayıncılık ve edebiyat buluşmalarından biri olan Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl Çekya'yı onur konuğu olarak ağırlıyor. Ülkenin fuardaki varlığı, Shakespeare'in Kış Masalı (The Winter’s Tale) eserinden ilham alan “Bir Kıyı Ülkesi” (Ein Land an der Küste) mottosuyla şekilleniyor. Bu yaratıcı tema, denize kıyısı olmayan Çekya'yı, dünya edebiyatının engin okyanusunda kendine özgü bir kıyıya sahip kültürel bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Çekya, Franz Kafka, Milan Kundera, Bohumil Hrabal, Karel Čapek ve Jaroslav Seifert gibi dünya edebiyatına yön vermiş yazarlarıyla köklü bir edebî mirasa sahip. Bununla birlikte ülke, günümüzün çağdaş yazarları, şairleri ve düşünürleriyle de oldukça canlı ve üretken bir edebiyat ortamı sunuyor. Gelenek ile moderniteyi buluşturan bu zengin kültürel yapı, Frankfurt Kitap Fuarı boyunca düzenlenecek kapsamlı etkinlik programında ziyaretçilerle buluşacak.

Fuarda Çek edebiyatının klasik ve çağdaş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek okuma etkinlikleri, söyleşiler, panel tartışmaları ve kitap tanıtımları yer alacak. Edebiyatın yanı sıra tiyatro, müzik, görsel sanatlar ve çeviri kültürü de programın önemli unsurları arasında bulunuyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca Çek edebiyatını değil, ülkenin çok yönlü kültürel zenginliğini de yakından tanıma fırsatı bulacak.

“Bir Kıyı Ülkesi” teması aynı zamanda Çekya'nın Avrupa kültürü içindeki yerini ve dünya edebiyatıyla kurduğu güçlü bağları vurguluyor. Fuar kapsamında düzenlenecek yüzlerce etkinlik, farklı kuşaklardan sanatçıları, yayınevlerini ve okurları bir araya getirerek kültürel diyalog için önemli bir platform oluşturacak.

78. Frankfurt Kitap Fuarı'nda Çekya, klasiklerden çağdaş eserlere uzanan geniş edebî yelpazesiyle ziyaretçilerini dünya edebiyatının kıyısında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl
7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bilgi: Bu yazı, Frankfurt Kitap Fuarı'nın Çekya Onur Konuğu Programı kapsamında yayımlanan resmi tanıtım metinleri ve fuar organizasyonunun kamuya açık bilgilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası