• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam23
Toplam Ziyaret923560
Halit Çelenk

Halit Çelenk:
Vicdanın ve Sadakatin Adı

Bazı insanlar yaşadıkları çağın tanıklarıdır; bazıları ise o çağa vicdanlarıyla yön verirler. Halit Çelenk, ardında yalnızca bir avukatın değil, zor zamanlarda insan olmanın ne demek olduğunu gösteren onurlu bir yaşam bırakanlardan biridir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yaşamlarının en karanlık günlerinde onların yanında durmak, sadece hukuki bir görev değildi. Bu, aynı zamanda insanlık, cesaret ve vicdana bağlılık sınavıydı. Halit Çelenk, bu sınavı başı dik, alnı açık bir şekilde verdi. Rüzgârın ters estiği günlerde çoğu insan susmayı tercih ederken o konuştu; çoğu insan geri çekilirken o yanında durduğu insanları yalnız bırakmadı.

Onun mücadelesi sonuçtan çok, duruşun değerini gösteriyordu. Çünkü bazen insan, kazanacağını bildiği için değil, doğru olduğuna inandığı için mücadele eder. Halit Çelenk de tam olarak bunu yaptı. İnandığı adalet duygusunu hiçbir baskının, hiçbir korkunun önüne koymadı.

Yıllar geçse de insanlar bazı isimleri unutmaz. Çünkü o isimler, yalnızca birer insan değil, aynı zamanda birer ahlaki pusula hâline gelirler. Halit Çelenk'in adı da bu nedenle hafızalarda yaşamaktadır. O, en zor anlarda bile dostluğun, bağlılığın ve insan onurunun terk edilmemesi gerektiğini gösterdi.

Bugün onun yaşamına baktığımızda bir avukattan daha fazlasını görürüz. Fedakârlığın ne olduğunu, insanın inandığı değerlere nasıl sahip çıkması gerektiğini ve vicdanın bazen en güçlü direnme biçimi olduğunu görürüz.

Halit Çelenk, sadece savunduğu insanların avukatı değildi; onların umutlarına, insanlık onuruna ve adalet özlemine de sahip çıkan büyük bir yürekti. Bu yüzden ona duyulan saygı, yıllar geçtikçe eksilmek yerine daha da büyümektedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Hastamın Öğretmeni - 15 - Tesadüfün Böylesi

 Hastamın Öğretmeni

 

15 - TESADÜFÜN BÖYLESİ

Öğretmeni Nahit Hanım hakkında, Google’da bulabildiğim tüm bilgileri paylaşıyorum Ferihan Hanımla. Haftada birkaç kez götürebildiğim bilgileri keyifle okuyup, eski günleri heyecanla anımsıyor.

Serin bir Ekim günü neskafelerimizi yudumlarken, “Benim kafama takılan bir şey var,” dedim çantamdaki notları çıkarırken. “ Buraya gelmeden önce de araştırdım. Nahit Hanımın üç okulda görev yaptığı biliniyor: Ankara Kız Lisesi, sürgün edildiği Edirne Lisesi ve Haydarpaşa Lisesi. Kabataş lisesinde de çalışmış. Hatta Kabataş Lisesinde çalışan ilk bayan öğretmenlerden olduğu varsayılıyor.  Çapa Kız Öğretmen Okulunda çalıştığına dair hiçbir bilgi bulamadım. Siz hangi yıllarda Çapada okudunuz?”

“1942- 1945 yılları arasında”

“Savaş yıllarında yani!”

“Evet, savaş yıllarında. Hitler Avrupa’yı ve Rusya’yı yakıp yıkarken, bizler Anadolu’yu aydınlatmak amacıyla eğitiliyorduk.

“Öğretmenlerinizden ismini hatırladıklarınız var mı ?”

“Olmaz olur mu hepsini hatırlıyorum. Müdürümüz Rabia Yarkındı. Müdür yardımcımız Mesadet Saver idi, lakabı ‘meso’ idi. “ Gülümsedi ve devam etti konuşmasına. “ Meso elinde makasıyla dolaşırdı ve kulak memesinden alta inen saçları keserdi. Beden Terbiyesi derslerine girerdi, erkek gibi kadındı. Matematik Hocamız Macide Hanım sarışındı, Marylın Monro’ya benzerdi. Meveddet Ekinci, biyoloji dersimize girerdi.”

“Bugün size Nahit Hanım hakkında yeni bilgiler getirdim. İki kitap yazmış: Birinin adı, ‘Çocuklara Psikolojik Yardım ve diğeri Osmanlıca Okuma Anahtarı. Bu son kitabı Nebahat Karaorman ile beraber yazmış.”

“Nebahat, ablasıydı. Evlenince soyadı değişmiş olabilir. Nahit Hanım pedagoji dersimize girerdi, ablası Nebahat hanım da Pedagoji Tarihi dersimize.”

“Yine burada kafama takılan bir şey var. Nahit Hanım, adını kullanırken hep evlendiği eşlerinin soyadlarını da kullanmış. Örneğin, Nahit Gelenbevi Fıratlı Damar. Damar, son eşi Şair Arif Damar’ın soyadı. Fıratlı, ilk eşinin soyadı. Gelenbevi soyadını nereden alıyor belli değil ve ayrıca kızlık soyadı Tendal’ı da kullanmıyor. Bir de ilk adı var: Aliye.

“İlk adının Aliye olduğunu bilmiyorum. Ve yine “Gelenbevi” soyadını niçin kullandığını da bilmiyorum.”

“O dönemden hatırladığınız kız arkadaşlarınız var mı?”

“Olmaz mı?  Necla var Necla Işıtan. Necla ile ilginç bir kader çizgimiz vardı. Ben ilkokulu Zonguldak Gazi İlkokulunda okudum. Ortaokulu ise Mehmet Çelikel Lisesinin orta kısmında. Sıra arkadaşım Necla idi. Necla’nın babası Liman İşletmesinde memurdu. Ortaokul üçüncü sınıfa geçtiğimizde, Necla’nın babasının tayini Karadeniz Ereğli’ye çıktığı için birbirimizden ayrıldık. O yıllarda sınıf birincilerini, öğretmen okuluna gidebilmesi için namzet gösterirlerdi. Beni de göstermişler. Çapa İlk öğretmen Okuluna kabul edilmeme rağmen, resmi yazı geç geldiği için 2 ay kadar Lisede okudum mecburen. Resmi yazı gelip de Çapaya gittiğimde birde ne göreyim, Necla da orda. O da okulu birincilikle bitirenlerdenmiş. Necla ile üç yıl yan yana diz dize okuduk. Okulu bitirdik, ikimizin tayini de Zonguldak ilçesinin yan yana sayılabilecek kadar yakın iki köyüne çıktı.
 

 

Frankfurt Kitap Fuarı
   

Frankfurt Kitap Fuarı'nın
Bu Yılki Onur Konuğu:
Çek Cumhuriyeti

Dünyanın en önemli yayıncılık ve edebiyat buluşmalarından biri olan Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl Çekya'yı onur konuğu olarak ağırlıyor. Ülkenin fuardaki varlığı, Shakespeare'in Kış Masalı (The Winter’s Tale) eserinden ilham alan “Bir Kıyı Ülkesi” (Ein Land an der Küste) mottosuyla şekilleniyor. Bu yaratıcı tema, denize kıyısı olmayan Çekya'yı, dünya edebiyatının engin okyanusunda kendine özgü bir kıyıya sahip kültürel bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Çekya, Franz Kafka, Milan Kundera, Bohumil Hrabal, Karel Čapek ve Jaroslav Seifert gibi dünya edebiyatına yön vermiş yazarlarıyla köklü bir edebî mirasa sahip. Bununla birlikte ülke, günümüzün çağdaş yazarları, şairleri ve düşünürleriyle de oldukça canlı ve üretken bir edebiyat ortamı sunuyor. Gelenek ile moderniteyi buluşturan bu zengin kültürel yapı, Frankfurt Kitap Fuarı boyunca düzenlenecek kapsamlı etkinlik programında ziyaretçilerle buluşacak.

Fuarda Çek edebiyatının klasik ve çağdaş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek okuma etkinlikleri, söyleşiler, panel tartışmaları ve kitap tanıtımları yer alacak. Edebiyatın yanı sıra tiyatro, müzik, görsel sanatlar ve çeviri kültürü de programın önemli unsurları arasında bulunuyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca Çek edebiyatını değil, ülkenin çok yönlü kültürel zenginliğini de yakından tanıma fırsatı bulacak.

“Bir Kıyı Ülkesi” teması aynı zamanda Çekya'nın Avrupa kültürü içindeki yerini ve dünya edebiyatıyla kurduğu güçlü bağları vurguluyor. Fuar kapsamında düzenlenecek yüzlerce etkinlik, farklı kuşaklardan sanatçıları, yayınevlerini ve okurları bir araya getirerek kültürel diyalog için önemli bir platform oluşturacak.

78. Frankfurt Kitap Fuarı'nda Çekya, klasiklerden çağdaş eserlere uzanan geniş edebî yelpazesiyle ziyaretçilerini dünya edebiyatının kıyısında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl
7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bilgi: Bu yazı, Frankfurt Kitap Fuarı'nın Çekya Onur Konuğu Programı kapsamında yayımlanan resmi tanıtım metinleri ve fuar organizasyonunun kamuya açık bilgilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası