• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam244
Toplam Ziyaret851938
Nofretete


Berlin’in Mona Lisa’sı…
Sanki daha da güzel, sanki daha mükemmel.

Kireç ve alçı karışımı bir harçla M.Ö. 14. yüzyılda (yaklaşık 3350 yıl önce) yapılmış bu büstü ölümsüz kılan, Nil’in kraliçesi, heybetli firavun Akhenaton’un eşi Nefertiti’nin güzelliğinden çok, onu yaratan heykeltıraş Thutmosis’in maharetidir kuşkusuz.

Büstle ilgili aşağıda aktardığımız bilgi, 2012 yılında büstün bulunuşunun 100. yılı dolayısıyla “Im Licht von Amarna” adı altında Berlin’de gerçekleştirilen bir serginin kitapçığından alınmış olup Almanca aslından Türkçeye çevrilmiştir.

Alman arkeolog Ludwig Borchardt, büstü çöl kumları arasından bulup çıkardığında anı defterine kısaca şunları yazmış:
“Renkler – henüz yeni sürülmüş gibi – taptaze. Olağanüstü bir çalışma. Kelimeler yetmez, görmek gerekir!”

Büstün Mısır’a iadesi için bugüne dek yapılan girişimler sonuç vermemiş ve eser Berlin’de kalmış. Ancak bu, büst için verilen mücadelenin sona erdiği anlamına gelmiyor. Berlin Müzeler Müdürlüğü ve Alman Dışişleri Bakanlığı, 1912 yılında yapılan kazıların ruhsatlı olduğunu ve büstün Almanya’ya tamamen yasal yollarla getirildiğini savunurken; Mısırlı arkeologlar ise büstün gerçek yerinin Tell el-Amarna Bölgesi olduğunu ve bu nedenle iade edilmesi gerektiğini belirterek mücadelelerini sürdürüyorlar.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Kitap l Cadı Kazanı l Arthur Miller

Amerikalı oyun yazarıArthur Miller” tarafından 1953 yılında yazılan Cadı Kazanı”, 1692 yılındaki “Salem Cadı Duruşmaları”ndaki olayları araştıran tarihi bir dramadır. Miller, Amerika'daki, 1940'lı yılların sonunda başlayıp 1950'li yılların sonuna değin süren, “McCarthycilik Dönemi”ni teşhir etmek için Salem Cadı Duruşmaları’nın kirli ortamını kullanır, 1950'lerdeki kitlesel histerinin tehlikeleri ve masum hayatların yok edilmesi konusunda uyarıcı ip uçları verir.

Cadı Kazanı, Massachusetts Eyalei'nin Salem kasabasında, bir grup genç kızın bir ormanda, toplum tarafından büyücülük olarak algılanan bir şeyi dans eşliğinde yaparken yakalanmasını konu alıyor. Cezalandırılmaktan korkan kızlar, kimi kasaba sakinlerini büyücülük yapmakla suçlamaya başlarlar ve bu da çılgınca suçlamalara ve tutuklamalara yol açar.

Örneğin, saygın bir çiftçi olan John Proctor, eşi Elizabeth'in cadılık yapmasıyla suçlanmasıyla histeriye kapılır. Ne ki sonunda kendisi de cadılık yapmakla suçlanır, kızların yalanlarını ifşa etme girişimlerine rağmen, suçlu bulunarak ölüm cezasına çarptırılır.

Oyun, kitlesel histeri, korkunun gücü, gerçeğin önemi ve kontrolsüz otoritenin yaratacağı kaos temaları araştırıyor. Karakterlerin karşılaştığı ahlaki ikilemleri ve cadı yargılamalarının toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini canlı bir şekilde tasvir ediyor.

Cadı Kazanı, genellikle bireylerin yeterli kanıt olmadan komünist olmakla suçlandığı Amerika Birleşik Devletleri'ndeki McCarthycilik Döneminin bir alegorisi olarak görülüyor. Miller, cadı ve McCarthy davalarını, o dönemde Amerikan toplumuna hakim olan korku ve şüphe iklimini eleştirmek için bir metafor olarak kullanıyor.

Oyunun kilit karakterlerinden biri olan John Proctor, bireysel vicdanın ve adaletsizliğe karşı duruşun sembolü olarak hizmet veriyor. Yalan yanlış itiraflarda bulunmayı reddetmesi ve gerçeği ortaya çıkarma çabası, yaklaşmakta olan tehlike karşısında bile ahlaki bütünlüğün önemini vurguluyor.

Oyun aynı zamanda kitlesel histeri temasını ve bunun masum hayatların yok olmasına nasıl yol açabileceği temalarını da irdeliyor. Kızların ilk suçlamaları kasaba halkı arasında zincirleme bir korku ve paranoya reaksiyonuna neden oluyor ve bu durum herkeste herkesin delil olmadan suçlanabileceği endişesi yaratıyor.

Dahası Miller, kontrolsüz otoritenin ve adalet sisteminin manipülasyonunun tehlikelerini tasvir ediyor. Yargıçların sahte tanıklıkları teşvik etmeleri, yargıyla çelişen kanıtları göz ardı etmeleri, mahkeme sistemini yozlaşmıştır. Adalet sistemine yönelik bu eleştiri, gücün kötüye kullanılması ve yasal sürecin önemi hakkında çoğu soruları gündeme getiriyor.

Genel olarak Cadı Kazanı, her çağda geçerli olan temaları araştıran güçlü ve düşündürücü bir kurgu. Kitlesel histerinin sonuçlarının, bireysel bütünlüğün ve gerçeğin öneminin yankı uyandıran tasviri, Cadı Kazanı’nı vazgeçilmez bir edebiyat eseri haline getiriyor.

Britannica l English Literature

Köşektaş Köyü

Hacıbektaş'ın Güzel Bir Köyü; Köşektaş Köyü
Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ

Köşektaş, Nevşehir’e bağlı köy ve kasabalar içinde, Özkonak’tan sonra en fazla sanatçı, yazar ve bilim insanı yetiştiren köylerimizden biridir.

Ürgüp Ortaokulu’nda parasız yatılı okurken çok sevdiğim bir Köşektaşlı arkadaşım vardı. Köşektaş ismini de ilk kez 1970’li yıllarda duymuştum.

Daha sonra öğretmen, yazar-çevirmen, dürüst insan rahmetli Mehmet Dündar’ı tanıma fırsatım oldu. Yeğeni Ali Dündar’ı da Ankara Adliyesi’nde çalışırken tanıma fırsatım oldu. Emekli öğretmen Kamil Gülmez Hoca uzun yıllar CHP Nevşehir İl Başkanlığı yaptı. Ozan Cemil Gören ve ressam Adnan Yalım da Köşektaş Köyü’nün yetiştirdiği değerler arasındadır. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün üst düzey kadrolarına kadar yükselmiş merhum Dr. Şair Nedim Uçar da Köşektaş köyündendir.

Köşektaş Köyü’nden olup kitap yayımlamış başka şair ve yazarlarımız da mevcuttur.

Köşektaş, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine bağlı olup, Köşektaş Köyü’ne ait internet sitesinde yer alan bilgilere göre; köyün, Herikli Aşireti’ne mensup aileler tarafından kurulduğu anlaşılmaktadır. Köşektaş’ta bilinen ilk okul binası, 1928 yılında Kızılağıl Köyü ile ortak yapılan ve ortak kullanılan, kerpiç duvarlı, toprak damlı binadır. 1928 yılında yapılan bu üç yıllık resmî okula atanan ilk öğretmen, 1319 (1903) doğumlu, Kırşehirli Musa Kazım Dündar adında bir Cumhuriyet öğretmenidir. Bu muhterem insan, 1928–1941 yılları arasında 14 yıl süreyle görev yapmıştır.

Köşektaş halkının çoğunluğu, benim de mensubu olduğum, Danişmendli Türkmenlerinin bir parçası olan Boynuinceli Yörüklerinin Herekli (Herikli) cemaatini oluşturmaktadır. Bilindiği gibi Herikli Aşireti’ne mensup köylerin çoğunun ismi “K” harfi ile başlamaktadır. Herikli Aşireti’ne mensup köyler; Kozaklı, Acıgöl, Gülşehir ve Hacıbektaş ilçelerine dağılmış vaziyettedir. Köşektaş Köyü halkının tamamı Türkmen’dir ve köy halkını oluşturan büyük aile grupları; Camlı, Capıllı, Çöllü, Delioğlanlı, Handilli, Karayusuflu, Kelalili, Kelemenli, Kırımlı, Kırkoğlu, Kızılhalilli, Kokara, Köşgerli, Köydağıtan, Mehmet Kaali, Melekli, Şehirliuşağı, Uzunlu vb. ailelerden oluşmaktadır.

Herikli Aşireti’ne mensup, Nevşehir’in değişik yörelerine dağılmış köylerden de çok sayıda şair, yazar ve bilim insanı yetişmiştir.

Köşektaş köyü adını volkanik kayadan alır:

“Köşek” sözcüğü Türkçede “bir yaşına kadar olan deve yavrusu” anlamına gelmektedir. Köşektaş’a adını veren kaya parçası, köyün kuzey tarafında, tek katlı ev büyüklüğündedir.

Köşektaş Köyü’nün kuruluş tarihi, genelde diğer bölge köylerinde olduğu gibi, 1800’lü yıllara dayanmaktadır.

Doç. Dr. Faruk Güçlü