• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam251
Toplam Ziyaret843670
Yaren Leylek Geldi


Yaren Leylek'in geçen yıllara nazaran bu yıl erken gelmesi dikkat çekti.

Bursa'nın Karacabey ilçesinde, Uluabat Gölü'nün kıyısındaki kırsal Eskikaraağaç Mahallesi'nin simgesi "Yaren Leylek", on beşinci kez gelerek, balıkçı Adem Yılmaz'ın teknesindeki yerini aldı.

Bursa’nın Karacabey ilçesinde yıllardır süren bir bahar geleneği bu yıl da bozulmadı. Balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu sıra dışı dostlukla milyonların sevgisini kazanan Yaren leylek, göç yolculuğunu tamamlayarak on beşinci kez Eskikaraağaç Leylek Köyü’ne döndü ve dostunun kayığına kondu.

Türkiye'yi, Avrupa Leylek Köyleri Birliği'nde temsil eden tek köy olan Bursa'nın Karacabey ilçesi Eskikaraağaç köyünde balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin dostluğu, milyonlar tarafından ilgiyle takip edilen hikayeye dönüştü.

Eskikaraağaç Leylek Köyü, her yıl göç döneminde on binlerce leyleğin geçtiği göç rotası üzerinde yer alıyor. Köy, aynı zamanda yerleşik leyleklere de ev sahipliği yapıyor.

Haber: DW Türkçe

Kitap l Deniz Feneri l Virginia Woolf


Deniz Feneri
Kadınlara Adanmış Bir Roman

1927'de yayınlanan "Deniz Feneri", "Virginia Woolf"un en ünlü ve en etkili eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Deniz Feneri, insan ilişkilerinin karmaşıklığını, zamanın geçişini ve sanatın öznel deneyimleri yakalamadaki rolünü araştıran modernist bir roman.

Roman üç bölüme ayrılmış: İlk bölüm olan "Pencere" İskoçya'nın Skye Adası'ndaki bir yazlık evde geçiyor. Ramsay ailesini, özellikle de arkadaşları ve ailesi için bir akşam yemeği partisi düzenleyen Bayan Ramsay'ı tanıtıyor. Anlatı, çeşitli karakterlerin düşüncelerine ve algılarına odaklanıyor, onların içsel düşüncelerini ve ilişkilerindeki gerilimleri ortaya çıkarıyor.

İkinci bölüm olan "Zaman Geçiyor", Birinci Dünya Savaşı'nın yaşandığı on yıl boyunca zamanın geçişini tasvir ediyor. Evde meydana gelen değişiklikleri ve karakterlerin yaşamlarını soyut ve bağımsız bir şekilde anlatıyor.

Son bölüm olan "Deniz Feneri" on yıl sonra geçiyor ve karakterlerin çoğu yazlık eve dönüyor. Ancak Bayan Ramsay öldüğü ve aile önemli değişiklikler geçirdiği için hepsi mevcut değil. Hikaye, Ramsay’ın çocuklarının, özellikle de James'in, uzun zamandır arzuladıkları hedef olan deniz fenerine yaptıkları geziyi anlatıyor.

Roman boyunca Woolf, zamanın geçişi, insan ilişkilerinin karmaşıklığı, bireysel kimlik mücadelesi ve varoluşun geçici anlarını yakalamada sanatın rolü ve benzer temaları araştırıyor.

Deniz Feneri, yenilikçi anlatım tarzı ve bilinç akışı tekniği nedeniyle takdir ediliyor. Woolf, karakterlerinin düşüncelerini ve bakış açılarını derinlemesine inceliyor, onların iç yaşamlarına ve karşılaştıkları zorluklara dair içgörü sağlıyor. Roman, geleneksel olay örgüsü ve yapı kavramlarına meydan okuyor, bunun yerine karakterlerin içsel deneyimlerine, düşünce ve duygularının gelgitlerine odaklanıyor.

Woolf ayrıca cinsiyet yapısını ve kadınlara yönelik toplumsal beklentileri de inceliyor. Bayan Ramsay karakteri aracılığıyla, 20. yüzyılın başlarında toplumda kadınların sahip olduğu sınırlı rolleri ve yetersiz fırsatları eleştiriyor. Ayrıca roman, gerçekliğin öznel doğasını ve bireylerin çevrelerindeki dünyaya ilişkin anlayışlarını nasıl oluşturduklarını araştırıyor.

Deniz Feneri, geleneksel anlatı biçimlerinin sınırlarını zorladığı ve insan bilincini temsil etmenin yeni yollarını araştırdığı için modernist edebiyatın dönüm noktası niteliğinde bir eseri olarak kabul ediliyor ve yenilikçi tarzı nedeniyle kalıcı bir çalışma olmaya devam ediyor.

kosektas.net

Virginia Woolf  Deniz Feneri

Leylekler Bizim Köyü Çok Severdi



Soğuk suyun akışı,
Serçelerin ötüşü,

Gökyüzünde şenlikti,
Leyleklerin uçuşu...

Yerkürenin kuzey yarısında, ekvator ile kuzey kutbu arasındaki bölgelerde havanın nisan ve mayıs aylarından itibaren ısınmaya başladığını nereden bildikleri şaşırtıcı, hatta mucize olan leylekler, sıcak yaz aylarını geçirmek için soğuk kış aylarını geçirdikleri ülkelerden geri döner, beş altı ay gibi uzun bir süre bizim köyde kalırlardı.

Altı yedi ay gibi uzun bir zaman sonra, o kadar uzak mesafeleri kat edip bizim köye gelen leylekler, sanki pusulaları varmış gibi hedefi hiç şaşırmadan, Süllü amcanın tuvaletinin üzerindeki, daha tam anlamıyla hazır olmayan yuvaya konarlar; gagalarını tüylerine gömer, tüylerini kabartıp gerneştikten sonra huzur içinde uykuya dalarlardı.

Önce erkek leylek gelirdi. Çok telaşlı bir şekilde, geçen yıl bırakıp gittiği yuvayı çubuk ve otlarla onarıp yenilemeye başlardı. İşi bittiğinde ise özlem içinde başını gökyüzüne çevirip dişisinin gelmesini beklerdi. Takriben bir hafta sonra dişi leylek de, erkek leylek tarafından onarılmış olan yuvaya döner ve hemen yerini alırdı.

Leyleklerin birbirlerini karşılama töreni oldukça ilginç olurdu. Yuvanın sahibi erkek, dişisini karşılamak için kanatlarını hızla çırpar ve gagasıyla tıkırdardı. Daha sonra, etraflarına aldırmadan en güzel anlarını yaşamaya başlarlardı. Baş döndüren bir yükseklikte gerçekleşen bu tutku dolu sevgi gösterisinin meyvesi dört ya da beş yumurta olurdu. Takriben dört, bilemediniz beş hafta sonra tüy yumağı civcivler yumurtalarından çıkmaya başlarlardı. İşte bundan sonra anne ve baba leylek için telaş başlar; baba leylek, çığırtkan yavrularının beslenmeleri için gerekli solucan, çekirge ve sümüklü böcek bulabilmek için harekete geçer, hatta bir süre sonra talep daha da artar; fare, kurbağa ve yılanlar sofrayı süslerdi.

Baba leylek yavrularını beslemekle yükümlü iken, anne leylek kanatlarının altına alarak yavrularını yağmur, fırtına ve kızgın güneş sıcağından korurdu.

Evin sahibi Süllü amca, doğal yaşamın bir parçası olan leylekleri gözü gibi korur, doğum yerlerine ilk kez geri dönen genç leyleklerin yuvayı onarmalarına yardımcı olur, onlara taş attırmaz, yuvadan düşüp yaralanan körpe yavruların yaralarını sarar, iyileşmelerini sağlardı.

Leylekler, bölgede havalar soğumaya başlar başlamaz başka bölgelerden gelen leyleklerle gökyüzünde birleşerek seyredilmeye değer bir görüntü oluşturduktan sonra, yolculuk rotaları olan Güney Afrika, Körfez, Süveyş ve İsrail’e doğru yola koyulurlardı.

Süllü amca: Süleyman Ceyhan

Lütfullah ÇETİN 

17 Şubat 2004