Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam303
Toplam Ziyaret827879
İbrahim Özdoğan

İbrahim Özdoğan
1950 - 1984

Tartışma götürmez bir gerçek: Zaman çok çabuk akıp gidiyor. Onu durduramadığımız gibi, bizi kendi akışına sürüklemesine de engel olamıyoruz. Zaman ilerledikçe yalnızca günler değil, insanlar ve onların bıraktığı izler de yavaş yavaş görünmez hâle geliyor. Çoğu kişiden ya tesadüfen ya da ancak vefat ettiklerinde haberdar oluyoruz.

Henüz otuzlu yaşlarda kaybettiğimiz öğretmen İbrahim Özdoğan da onlardan biri. Daha hayatının baharında amansız bir hastalığa yakalanmış, bir süre mücadele etmiş ve 1984 yılının sonbaharında hayata veda etmiştir. Aradan kırk yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen, onu tanıyanların hafızasında bıraktığı etki varlığını hâlâ sürdürmektedir.

İbrahim Özdoğan, 1971 yılında Köşektaş Köyü İlkokulu’na atanmış, 1981 yılında görevinden ayrılmış ve bu süre boyunca Köşektaş Köyü’nün eğitim‑öğretim faaliyetlerine on bir yıl kesintisiz katkıda bulunmuştur¹.

İbrahim Özdoğan, öğreticiliği, insani ilişkileri, dostluğu ve hatırbilirliğiyle örnek bir öğretmen, örnek bir insandı. Köşektaş’ta görev yaptığı on bir yıl boyunca başarılı öğrenciler yetiştirdi².

İbrahim Özdoğan’ın Köşektaş Köyü İlkokulu’ndaki görev süreci incelendiğinde, o dönemin köydeki kültürel etkinliklerin niteliği üzerinde belirgin bir etki yarattığı görülür. Özellikle piyes, kısa oyun ve benzeri sahne etkinliklerine yönelik çalışmaları, köy halkının sahne oyunlarına olan ilgisinin artmasına katkı sağlamıştır. Milli bayramlar kapsamında hazırladığı kısa skeçler ise iki yönlü bir işlev üstlenmiştir: Bir yandan köy halkının kültürel etkinliklere olan ilgisini güçlendirmiş, diğer yandan öğrencilerin kendilerini ifade etme becerilerinin gelişimine destek olmuştur. Bu durum, İbrahim Özdoğan’ın eğitim faaliyetlerinin yalnızca sınıf içi öğretimle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda toplumsal ve kültürel yaşam üzerinde de etkili olduğunu göstermektedir.

Büyük küçük herkes tarafından sayılan ve sevilen İbrahim Özdoğan’ın genç yaşta hayata veda etmesi, özellikle annesi, kardeşleri ve yakın arkadaş çevresi için derin bir üzüntü kaynağı olmuş; bu üzüntü zaman içinde çeşitli biçimlerde ifade edilmiştir. Zaman geçse de, onun ardından duyulan özlem ve bıraktığı insani ılımanlık, Köşektaşlıların hafızasında sessiz ama kalıcı bir yankı olarak varlığını sürdürmektedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

𝗗𝗶𝗽𝗻𝗼𝘁𝗹𝗮𝗿

[1] Sinan Uçar, atanma ve nakil bilgisi
[2] Celalettin Ölgün: “Köşektaş’ta Altına Bakmadık Taş Bırakmadık” adlı çalışmada yer alan, “Yel Öttürdü” adlı öyküden alınmış pasaj.

Deniz Feneri


Deniz Feneri
Kadınlara Adanmış Bir Roman

1927'de yayınlanan "Deniz Feneri", "Virginia Woolf"un en ünlü ve en etkili eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Deniz Feneri, insan ilişkilerinin karmaşıklığını, zamanın geçişini ve sanatın öznel deneyimleri yakalamadaki rolünü araştıran modernist bir roman.

Roman üç bölüme ayrılmış: İlk bölüm olan "Pencere" İskoçya'nın Skye Adası'ndaki bir yazlık evde geçiyor. Ramsay ailesini, özellikle de arkadaşları ve ailesi için bir akşam yemeği partisi düzenleyen Bayan Ramsay'ı tanıtıyor. Anlatı, çeşitli karakterlerin düşüncelerine ve algılarına odaklanıyor, onların içsel düşüncelerini ve ilişkilerindeki gerilimleri ortaya çıkarıyor.

İkinci bölüm olan "Zaman Geçiyor", Birinci Dünya Savaşı'nın yaşandığı on yıl boyunca zamanın geçişini tasvir ediyor. Evde meydana gelen değişiklikleri ve karakterlerin yaşamlarını soyut ve bağımsız bir şekilde anlatıyor.

Son bölüm olan "Deniz Feneri" on yıl sonra geçiyor ve karakterlerin çoğu yazlık eve dönüyor. Ancak Bayan Ramsay öldüğü ve aile önemli değişiklikler geçirdiği için hepsi mevcut değil. Hikaye, Ramsay’ın çocuklarının, özellikle de James'in, uzun zamandır arzuladıkları hedef olan deniz fenerine yaptıkları geziyi anlatıyor.

Roman boyunca Woolf, zamanın geçişi, insan ilişkilerinin karmaşıklığı, bireysel kimlik mücadelesi ve varoluşun geçici anlarını yakalamada sanatın rolü ve benzer temaları araştırıyor.

Deniz Feneri, yenilikçi anlatım tarzı ve bilinç akışı tekniği nedeniyle takdir ediliyor. Woolf, karakterlerinin düşüncelerini ve bakış açılarını derinlemesine inceliyor, onların iç yaşamlarına ve karşılaştıkları zorluklara dair içgörü sağlıyor. Roman, geleneksel olay örgüsü ve yapı kavramlarına meydan okuyor, bunun yerine karakterlerin içsel deneyimlerine, düşünce ve duygularının gelgitlerine odaklanıyor.

Woolf ayrıca cinsiyet yapısını ve kadınlara yönelik toplumsal beklentileri de inceliyor. Bayan Ramsay karakteri aracılığıyla, 20. yüzyılın başlarında toplumda kadınların sahip olduğu sınırlı rolleri ve yetersiz fırsatları eleştiriyor. Ayrıca roman, gerçekliğin öznel doğasını ve bireylerin çevrelerindeki dünyaya ilişkin anlayışlarını nasıl oluşturduklarını araştırıyor.

Deniz Feneri, geleneksel anlatı biçimlerinin sınırlarını zorladığı ve insan bilincini temsil etmenin yeni yollarını araştırdığı için modernist edebiyatın dönüm noktası niteliğinde bir eseri olarak kabul ediliyor ve yenilikçi tarzı nedeniyle kalıcı bir çalışma olmaya devam ediyor.

kosektas.net

Virginia Woolf  Deniz Feneri

İbramlar Güzergâhı

Köşektaş’ta İbramlar Güzergâhı
Bir ismin, bir hattın hikâyesi

Köşektaş’ın taşlı yollarından biri, bir topluluğun sessiz tanığıdır: Aynı adı taşıyan bir dizi insanın aynı güzergâhta yaşamış olması, belki çevrede bir ilk, belki bir rastlantı, belki de rastlantının ötesine geçen, köy kültürünün kendiliğinden oluşmuş bir mirasıdır.

Bu güzergâh, yıllar boyunca yalnızca ayak izlerini değil; sohbetleri, dayanışmaları, kederleri ve sevinçleri de taşımıştır. Bu güzergâh, yalnızca bir yol değil; bir soyun, bir geleneğin, bir köy hafızasının katman katman birikmiş izlerini barındırır. “İbram” adı, bu hatta yankılanan seslerin, kapı önlerinde edilen sohbetlerin, harman yerinde paylaşılan ekmeğin ve komşuluk hukukunun ortak paydasıdır. Aynı adı taşıyan bu insanlar, birbirlerinden bağımsız hayatlar sürseler de, isimleriyle bu hattın dokusuna işlenmişlerdir.

İbramlar Güzergâhı Üzerindeki İsimler

Her biri kendi hikâyesiyle, lakabıyla, ailesiyle ve yaşanmışlıklarıyla bu hattın bir parçası olmuş; kimi bir anısıyla, kimi bir sözüyle, kimi de sessizliğiyle hafızalarda yer etmiştir:

• Kör İbram (Sol Koca) – hattın en yaşlısı; yılların bilgeliğini taşıyan.
• Sohununoğlu İbram – bir soyun devamı; babasının adıyla anılan.
• Tahavit İbram – uzak diyarlardan gelip bu hatta yerleşen; adıyla farklılık taşıyan.
• Aşçı İbram – aşçılığıyla hatırlanan, yemeklerin lezzet ustası.
• Hacıhasanınoğlu İbram – bir soyun devamı; babasının adıyla yaşayan.
• İlle İbram – kararlılığıyla bilinen; sözünden dönmeyen.
• Topal İbram (Hacı Ethem) – bedeniyle değil, yüreğiyle yürüyen; direnciyle anılan.
• Süleyman’ın İbram – babasının gölgesinde büyüyen; aile bağlarıyla tanınan.
• Hacı Hakkı’nın İbram – bir soyun devamı; babasının adıyla anılan bir başka halka.
• Gülü’nün Halibram – annesinin adıyla anılan.
• Omarça’nın Zekiye’nin İbram – iki kuşağın izini taşıyan; aile hafızasının yürüyen parçası.
• Yaab’ın İbram – sessizliğiyle, derinliğiyle hatırlanan; az konuşup çok dinleyen.
• Çakmak’ın İbram – hattın en genç karakteri; geleceğe dair umudu temsil eden.
• Hacıbekir’in Yusuf’un İbram – üç kuşağın birleştiği bir isim; soy zincirinin güçlü halkası.
• Şakir’in İbram – hattaki son şahsiyet; iyilikseverliğiyle, yardımseverliğiyle bilinen.

Bu isimler, bir araya geldiklerinde yalnızca bir liste oluşturmaz; bir köyün sosyal dokusunu, komşuluk ilişkilerini, lakap kültürünü ve hafızasını görünür kılar.

Tesbit ve Nakil

Bu isimler, yalnızca bir kayıt değil; bir hattın belleği, bir köyün kendi kendini anlatma biçimidir.

Tesbit eden: Kazım Çavuş
Genişleten ve nakleden: Necaşi Güneş

Onların dikkatli gözlemi ve titiz aktarımı sayesinde, bu güzergâh artık yalnızca bir yol değil; geçmişi bugüne taşıyan bir anlatı, bir topluluk hafızası, bir kültürel izlek hâline gelmiştir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası