• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam158
Toplam Ziyaret877474
Resim Tanıtım Köşesi

Görseldeki figürlerin konumlanışı, dönemin ev içi rollerini ve teknolojik cihazlarla kurulan ilişkileri temsil eden bir mikro-toplumsal düzen sunuyor. Erkek figürün cihazın düğmelerini ayarlamakla meşgul oluşu, teknik müdahale rolünün aile içinde nasıl cinsiyetlendirilmiş bir pratik olarak konumlandığını ima ediyor. Çocuğun kolundaki saate işaret ederek sabırsızlık göstermesi, teknolojik beklentilerin kuşaklar arası farklılaşmasını yansıtıyor. Televizyonun üzerine eğilmiş genç kızın sıkılmış ifadesi, arızanın aile içi zaman akışını kesintiye uğratan bir “bekleme anı” yarattığını gösteriyor.

Arka planda çay servisi hazırlayan kadın figürü ise, ev içi bakım emeğinin sürekliliğini temsil ediyor; teknik aksaklık karşısında bile gündelik ritüellerin devam ettiğini vurguluyor. Televizyonun etrafında toplanmış bu küçük topluluk, erken medya teknolojilerinin yalnızca bir eğlence aracı değil, aynı zamanda aile içi etkileşimi biçimlendiren bir sosyalleşme odağı olduğunu ortaya koyar.

Bu bağlamda sahne, “televizyon tamiri”nin yalnızca teknik bir müdahale değil, aynı zamanda aile üyelerinin rollerini, beklentilerini ve ortak deneyimlerini yeniden üreten kültürel bir pratik olduğunu gösteren tipik bir Kurt Ard anlatısı niteliği taşıyor.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Kitap l Günden Kalanlar l Kazuo Ishiguro

Günden Kalanlar
Kazuo Ishiguro

Günden Kalanlar'ın sessiz gücü, empatiyi ve iç gözlemi uyandırma yeteneğinde yatıyor, bu da onu ilgi çekici bir karakter incelemesi ve tarihsel ve toplumsal bağlamların incelikli bir eleştirisi haline getiriyor.

"Günden Kalanlar", Kazuo Ishiguro'nun 1989'da yayınlanan bir romanı. Hikaye, hayatını Darlington Hall'da Lord Darlington'un hizmetine adayan İngiliz uşak Bay Stevens'ın bakış açısıyla anlatılıyor; Stevens'ın 1956 yılında yaptığı bir yolculuk sırasında altı gün boyunca yaşadığı anılar üzerinden gelişiyor.

Stevens seyahat ederken işinin anlamı ve bir uşak olarak kimliğinin vazgeçilmez olduğunu düşündüğü "haysiyet" kavramı üzerinde düşünüyor. Darlington Hall'da uluslararası ilişkiler ve daha sonra Nazi rejimine sempatisi nedeniyle gözden düşen Lord Darlington'un ev sahipliği yaptığı siyasi ve sosyal toplantılar da dahil olmak üzere önemli olayları hatırlıyor.

Stevens ayrıca Darlington Hall'un eski hizmetçisi olan ve mektuplarıyla yolculuğuna yön veren Bayan Kenton ile olan ilişkisini de düşünüyor. Geçmişteki etkileşimleri, Stevens'ın profesyonel görevlerine olan aşırı bağlılığının gölgesinde kalan, derin, dile getirilmemiş bir bağı ve kaybedilmiş bir aşk olasılığını ortaya koyuyor.

Roman, Stevens'ın anılarıyla ve özellikle Lord Darlington'ın yanlış yönlendirilmiş eylemleri ve Bayan Kenton'ın ona karşı ifade edilmemiş duygularıyla ilgili olarak yaptığı veya yapamadığı seçimlerle boğuşurken, görev, sosyal değişim ve büyüklüğün doğası temalarını araştırıyor.

"Günden Kalanlar" hafızanın, saygınlığın karmaşıklıklarını ve hizmete adanmış bir yaşamın sonuçlarını derinlemesine inceleyen, insanlık durumuna dair derin bir araştırma. Ishiguro'nun titiz anlatım tarzı, Stevens'ın sesini hassasiyetle yakalayarak okuyucuların karakterin iç dünyasıyla derinden etkileşime geçmesine olanak tanıyor.

Romanın ana temalarından biri, Stevens'ın mesleğinin merceğinden tanımladığı şekliyle haysiyet kavramıdır. Bu ilkeye olan sarsılmaz bağlılığı onun hem gücü hem de çöküşüdür. 

Ishiguro ayrıca hem duygusal hem de politik baskı temasına da değiniyor. Stevens'ın Bayan Kenton'a olan duygularını inkar etmesi ve Lord Darlington'ın eylemlerinin ahlaki sonuçlarıyla yüzleşmeyi reddetmesi, kaçınmanın paralel biçimleridir. Roman, kişisel ve politik bütünlüğün iç içe olduğunu ve bir alanda gerçeği kabul etmemenin diğer alanda da başarısızlığa yol açabileceğini hatırlatıyor.

Stevens'ın anıları boyunca zamanda ileri geri hareket eden anlatı yapısı, belleğin yanılabilirliğini ve hatırlamanın seçici sürecini etkili bir şekilde göstermekte. Stevens'ın güvenilmez anlatımı, okuyucuları satır aralarını tekrar tekrar okumaya ve anlatımının doğruluğunu sorgulamaya davet ediyor, böylece metinle daha derin bir düzeyde etkileşim meydana geliyor.

"Günden Kalanlar" aynı zamanda 1930'ların katı sınıf yapılarından savaş sonrası daha demokratik topluma kadar Britanya'da meydana gelen toplumsal değişimlere dair bir yorum. Stevens'ın savunduğu modası geçmiş ideallerle yüzleştiği ve farklı bir yaşam olasılığını değerlendirdiği yolculuğu, ülkenin dönüşümüne dair bir eğretileme.

Sonuç olarak, Kazuo Ishiguro'nun "Günden Kalanlar", hayatta kaçırılan fırsatların ve pişmanlığın doğasının dokunaklı ve düşündürücü bir incelemesini sunan, ustaca kurgulanmış bir edebi eser. Romanın sessiz gücü, empatiyi ve iç gözlemi uyandırma yeteneğinde yatıyor, bu da onu ilgi çekici bir karakter incelemesi ve tarihsel ve toplumsal bağlamların incelikli bir eleştirisi haline getiriyor.

İsteyenler, "Günden Kalanlar" adlı bu kitabın PDF sürümüne bu bağlantı aracılığıyla ulaşabilirler.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Kitap Tanıtım Köşesi


Milliyetçilik:
Türkiye'nin Çıkmazı

“Erdoğan Aydın, bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu bir etkinliğe çağırıyor okuru: Düşünmeye! Rehberlik ediyor üstelik.”


Milliyetçilikle dünyayı ve insanlığı sürekli savaş gerilimine sokmaktan başka bir şey yapılamayacağı bir yana; ülkenin sorunlarına da çözüm üretilemez!

Modernçağ tarihinin de gösterdiği gibi milliyetçilik; insanlığa, ortaçağdaki dinsel ideolojilerle kıyaslanacak denli büyük felaketler getirmiştir. Bütün savaşlar, artan silahlanma, eğitim, sağlık ve kalkınma bütçelerinin kısılması, hep milliyetçilikle meşrulaştırılmıştır. Dahası; insanı ve haklarını, dinin yerini alan yeni bir kolektif kimlikle ezmenin ve burjuvazinin çıkarlarına feda etmenin aracı olmuştur.

Sorunlarımızı görüp aşmamızı sağlayacak demokratik sağduyumuzu elimizden alıp, bizi öteki inanç ve halklara düşman etmekte din nasıl olumsuz bir misyon görmüşse, milliyetçilik de modern koşullarda aynı misyonu görmektedir.

Bu bağlamda devlet kendi halkına, sürekli olarak "davulcuya kaçabilecek kız" muamelesini reva görmektedir.

Özetle bu kitapta, milliyetçiliğin -ve yanısıra dinin- halkın kontrolü, tektipleştirilmesi ve haklarının unutturulması için nasıl temel bir ideolojik araç olarak kullanıldığı gösterilmektedir.

Kitap, kâh tarihe gidip, kâh günümüzde tartışılan sorunlara gelerek, milliyetçilikle şekillendirilmiş Türkiye’nin öyküsünü anlatıyor.

“Egemenliğin “kayıtsız şartsız millete ait” olduğunu haykıran egemen söylemin ardında, gerçekte “milletin” nasıl güdülüp kontrol altında tutulduğu yatıyor. “Halkını ve ülkesini sevmek” sanısının aksine, milliyetçiliğin hak ve özgürlüklerimizden uzaklaştırılmamıza hizmet eden bir egemenlik ideolojisi olduğunu da açıkça ortaya koyuyor.

Füsun Akatlı

Milliyetçilik: Türkiye'nin Çıkmazı

Erdoğan Aydın.

ISBN: 9789750406355