• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret473439
Resim Tanıtım Köşesi

 Kurbağa Prenses
Güzel sanatlar ve bilim, demokrasi ve hoşgörünün kaynağıdır! Güzel sanatların ve bilimin önemsenmediği toplumlarda demokrasi olmaz!

Çağdaş dünyada, demokrasiyi tam anlamıyla uygulayan toplumlar, güzel sanatlara ve deneysel metoda dayalı bilimsel bilgiye önem veren toplumlardır!

Güzel sanatlar, bilimin, yaratıcılığın ve hümanizmin anasıdır. Güzel sanatlar, insansal duyguların dostu, içgüdüsel duyguların da düşmanıdır.

İnsanı insanlaştıran güzel sanatlar ve bilimdir. İnsan hayatta ne kadar bilgilenmiş ve ne kadar güzel sanatlarla ilgilenmişse, o oranda insansal değerlere ulaşmıştır.

Musa Kâzım YALIM

Şiirlerle Şenlendik

Yaşamak bir ağaç gibi
tek ve hür ve bir orman gibi   
kardeşçesine,
bu hasret bizim.
     
 Leben einzeln und frei
wie ein Baum und dabei
brüderlich wie ein Wald,
diese Sehnsucht ist unser.

Şair Dr. Salim ÇELEBİ’nin yazıya yansıtmış olduğu, 46 bölümden oluşan, ŞİİRLERLE ŞENLENDİK“ adlı yazı dizisinin tüm bölümlerine bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

Bilginize sunar, seçkin şairimize, köyümüz sayfasına sağladığı güncellik, çeşitlilik ve kaliteden ötürü çok teşekkür ederiz!

kosektas.net

Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Yayın Takvimi

 


03. Ekim 2014

1. Bölüm

10. Ekim 2014

2. Bölüm

17. Ekim 2014

3. Bölüm

24. Ekim 2014

Tatil

31. Ekim 2014

Tatil

07. Kasım 2014

4. Bölüm

14. Kasım 2014

5. Bölüm

21. Kasım 2014

6. Bölüm

28. Kasım 2014

7. Bölüm

05. Aralık 2014

8. Bölüm

12. Aralık 2014

9. Bölüm

19. Aralık 2014

Tatil

26. Aralık 2014

Tatil

03. Ocak 2015

Tatil

09. Ocak 2015

10. Bölüm

16. Ocak 2015

11. Bölüm

23. Ocak 2015

12. Bölüm

30. Ocak 2015

13. Bölüm

06. Şubat 2015

14. Bölüm

13. Şubat 2015

Tatil

20. Şubat 2015

15. Bölüm

27. Şubat 2015

16. Bölüm

06. Mart 2015

17. Bölüm

13. Mart 2015

18. Bölüm

20. Mart 2015

19. Bölüm

27. Mart 2015

20. Bölüm

03. Nisan 2015

Tatil

10. Nisan 2015

Tatil

17. Nisan 2015

21. Bölüm

24. Nisan 2015

22. Bölüm

01. Mayıs 2015

Tatil



08. Mayıs 2015

23. Bölüm

14. Mayıs 2015

24. Bölüm

22. Mayıs 2015

25. Bölüm

29. Mayıs 2015

26. Bölüm


Yaz Tatili

04. Eylül 2015

27. Bölüm

11. Eylül 2015

28. Bölüm

18. Eylül 2015

29. Bölüm

25. Eylül 2015

30. Bölüm

02 Ekim 2015

31. Bölüm

09. Ekim 2015

32. Bölüm

16. Ekim 2015

33. Bölüm

23. Ekim 2015

Tatil

30. Ekim 2015

Tatil

06. Kasım 2015

34. Bölüm

13. Kasım 2015

35. Bölüm

20. Kasım 2015

36. Bölüm

27. Kasım 2015

37. Bölüm

04. Aralık 2015

38. Bölüm

11. Aralık 2015

39. Bölüm

18. Aralık 2015

Tatil

25. Aralık 2015

Tatil

01. Ocak 2016

Tatil

08. Ocak 2016

Tatil

15. Ocak 2016

40. Bölüm

22. Ocak 2016

41. Bölüm

29. Ocak 2016

42. Bölüm

05. Şubat 2016

43. Bölüm

12. Şubat 2016

44. Bölüm

19. Şubat 2016

45. Bölüm

26. Şubat 2016

46. Bölüm

 
Yorumlar - Yorum Yaz


Köşektaş Hikayeleri

Köşektaş’ı, insanını ve geçmişini, tümdengelimle değil, aldığı duyumlar ve yaptığı gözlemlerle anlatarak, gösterilmek isteneni değil, varolanı(!) göstermiş olan Celalettin Ölgün öğretmenimize çok teşekkür ediyoruz!

kosektas.net

Köyümüzde geleneklerin  birçoğu yıllardır hiç değişmeden yaşatılır. Kış mevsiminin yarıya bölündüğü, on beş, on yedi Şubat  günleri arasında düzenlenen  “Saya” olarak bilinen oyun da bunlardan biridir. Saya, eski Türk geleneklerinden olup, kuzuların ana karnında tüylenmeye başladığı günlerde yapılan bir kutlamadır.

“En iyi sayayı Kelik Derviş donatır” derlerdi. Sayada, elinde palaskasıyla önüne geleni  döven, yüzü tava karasıyla boyanmış “Arapoğlu”, koldan kola uzun bir sopa geçirilmiş beyaz giysiler içindeki “şebek”, kadın giysileri giymiş ama kim olduğu belli olmayan erkek “gelin”,  çoban kürküne sarılmış “ayı”, ”köse” ve tef çalıp türkü söyleyerek bunları oynatan gençler,  Kelik Derviş’in  elinde yeni bir kimlik kazanırdı.

Sayanın oynadığı evlerden yağ, bulgur, şeker, para toplanır, sonra bunlar paylaşılırdı. Tefçi dışında tüm oyuncuların arkalarında en büyüğünden zil ya da “çan”ın çıkardığı ses sayanın görkemiyle orantılı olurdu ve bu ses köyün öbür başında bile duyulmalıydı. Köyün tüm evleri - eğer saya geliyor diye ışıkları söndürüp içeri saklanmamışlarsa -  dolaşılır, her kapıda saya oynardı.

Geçmiş yılların birinde Kelik Derviş’in evinde yine görkemli bir saya donatılmış. Türkücü, tefçi olarak Sahre’nin Hacı görevlendirilmiş. Epey bir dolaşmadan sonra iriyarılığıyla ün salmış ve Kocaoğlan namıyla bilinen Yusuf’un (Şahin) evine gelinmiş. Kocaoğlan kapıya çıkar çıkmaz Hacı tutturmuş türküsünü:

Ortaköy’ün yağmuru, Kocaoğlan
Çıkamıyom çamuru, Kocaoğlan
Kocaoğlan’ın ayağı, Kocaoğlan
Canı istiyor dayağı, Kocaoğlan...

Hacı türküsünü söylerken, gelin rolünde oynayıp dans eden Kocaoğlan’ın oğlu Asım’dan başkası değilmiş. Kocaoğlan ilk başta kendisiyle alay edildiğini anlamamış, ama daha sonra, Kocaoğlan şöyle, Kocaoğlan böyle söylemlerinin uzamasıyla, aklı başına geldikten ve söylenenleri kavradıktan sonra, eline aldığı bir sopayla;

“Ne diyo bunlar lan!” diyerek sayacıları kovalaması bir olmuş.

Köşektaş düğünlerinin renkli simaları Kel Köçek ile Kelik Derviş yanyana ve kolkolalar.


Kelik Derviş: Derviş Tek. Kurtuluş Savaşı gazisidir. Yarı erkek yarı kadın bir yaşam tarzı sürer; giyim ve davranışlarıyla kadınlara özenirdi.

1974 yılında ölmüş.

Kocaoğlan: Yusuf Şahin. Kurtuluş Savaşı’na katılmış fakat daha sonra kaçmıştır. Bu sebepten dolayı İstiklal Mahkemeleri’nde yargılanmış, idama mahkum olmuş, daha sonra afla kurtulmuştur.
1983 yılında ölmüş.