Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam63
Toplam Ziyaret563730
Şiir Tanıtım Köşesi


Kara Çizgiler
"Doğada ilk kirlenmedir
ülkelere bölünmesi yeryüzünün"

Türk Şiiri'nin Devi Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın, az sözle çok şey anlatan, hiçbir şey söylemiyormuş gibi görünüp gerçekleri göze sokan bu şiirini siz ziyaretçilerimize sunmaktan kıvanç duyarız!

kosektas.net

Burda, Hindistan'da, Afrika'da,
Her şey birbirine benzemektedir.
Burda, Hindistan'da, Afrika'da,
Buğdaya karşı sevgi aynı,
Ölüm önünde düşünce bir.

Nece konuşursa konuşsun,
Anlaşılır gözlerinden dediği.
Nece konuşursa konuşsun,
Benim duyduğum rüzgarlardır,
Dinlediği.

Biz insanlar ayrı ayrı kalmışız,
Bölmüş saadetimizi çizgisi yurtların;
Biz insanlar ayrı ayrı kalmışız,
Gökte kuşların kardeşliği,
Yerde kurtların.

Fazıl Hüsnü Dağlarca

Şiirlerle Şenlendik

Yaşamak bir ağaç gibi
tek ve hür ve bir orman gibi   
kardeşçesine,
bu hasret bizim.
     
 Leben einzeln und frei
wie ein Baum und dabei
brüderlich wie ein Wald,
diese Sehnsucht ist unser.

Şair Dr. Salim ÇELEBİ’nin yazıya yansıtmış olduğu, 46 bölümden oluşan, ŞİİRLERLE ŞENLENDİK“ adlı yazı dizisinin tüm bölümlerine bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

Bilginize sunar, seçkin şairimize, köyümüz sayfasına sağladığı güncellik, çeşitlilik ve kaliteden ötürü çok teşekkür ederiz!

kosektas.net

Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Yayın Takvimi

 


03. Ekim 2014

1. Bölüm

10. Ekim 2014

2. Bölüm

17. Ekim 2014

3. Bölüm

24. Ekim 2014

Tatil

31. Ekim 2014

Tatil

07. Kasım 2014

4. Bölüm

14. Kasım 2014

5. Bölüm

21. Kasım 2014

6. Bölüm

28. Kasım 2014

7. Bölüm

05. Aralık 2014

8. Bölüm

12. Aralık 2014

9. Bölüm

19. Aralık 2014

Tatil

26. Aralık 2014

Tatil

03. Ocak 2015

Tatil

09. Ocak 2015

10. Bölüm

16. Ocak 2015

11. Bölüm

23. Ocak 2015

12. Bölüm

30. Ocak 2015

13. Bölüm

06. Şubat 2015

14. Bölüm

13. Şubat 2015

Tatil

20. Şubat 2015

15. Bölüm

27. Şubat 2015

16. Bölüm

06. Mart 2015

17. Bölüm

13. Mart 2015

18. Bölüm

20. Mart 2015

19. Bölüm

27. Mart 2015

20. Bölüm

03. Nisan 2015

Tatil

10. Nisan 2015

Tatil

17. Nisan 2015

21. Bölüm

24. Nisan 2015

22. Bölüm

01. Mayıs 2015

Tatil



08. Mayıs 2015

23. Bölüm

14. Mayıs 2015

24. Bölüm

22. Mayıs 2015

25. Bölüm

29. Mayıs 2015

26. Bölüm


Yaz Tatili

04. Eylül 2015

27. Bölüm

11. Eylül 2015

28. Bölüm

18. Eylül 2015

29. Bölüm

25. Eylül 2015

30. Bölüm

02 Ekim 2015

31. Bölüm

09. Ekim 2015

32. Bölüm

16. Ekim 2015

33. Bölüm

23. Ekim 2015

Tatil

30. Ekim 2015

Tatil

06. Kasım 2015

34. Bölüm

13. Kasım 2015

35. Bölüm

20. Kasım 2015

36. Bölüm

27. Kasım 2015

37. Bölüm

04. Aralık 2015

38. Bölüm

11. Aralık 2015

39. Bölüm

18. Aralık 2015

Tatil

25. Aralık 2015

Tatil

01. Ocak 2016

Tatil

08. Ocak 2016

Tatil

15. Ocak 2016

40. Bölüm

22. Ocak 2016

41. Bölüm

29. Ocak 2016

42. Bölüm

05. Şubat 2016

43. Bölüm

12. Şubat 2016

44. Bölüm

19. Şubat 2016

45. Bölüm

26. Şubat 2016

46. Bölüm

 
Yorumlar - Yorum Yaz
Bakmak ve Görmek


Sanatçıları ötekileştirilen, dışlanan toplum; yoksullaşır, yurttaşlık duyarlığını yitirir. Bir kısmımız teknoloji bağımlısı olarak gerçek yaşamdan koparılıp sanal yaşamla yaralarımızı sararken, büyük çoğunluğumuz da önce yoksullaştırılıp sonra kullaştırılıyoruz.

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

Soluk soluğa girdi muayenehaneye ve “Kocam ölüyor, yetişin doktor bey,” dedi; felfecir okuyan gözleriyle.

Kısa bir soruşturmadan sonra, kocasını arı soktuğunu, arı zehrine karşı alerjisi olduğunu öğrendim; acil çantamı alarak ve Park Taksi durağından bir taksiye binerek, Dikili’nin İsmet Paşa Mahallesinin yukarı kısımlarına doğru çıkmaya başladık. Hem hastaya nasıl bir tedavi uygulamam gerektiğini düşünüyor, hem de arabanın geçtiği sokağa bakıyordum. Çıkmakta olduğumuz mahallenin yukarı kısımlarında, önünden geçmekte olduğumuz yan yana duran iki evin önü kalabalıktı, insanlar koşuşturuyorlar ve çığlıklar duyuluyordu. Sorup, öğrenemedik ne olduğunu; bizi bekleyen acil bir hastamız vardı.

Baygın, yüzü boynuna, bacakları dizkapağına ve kolları da dirseklerine kadar morarmış; 55-60 yaşlarında bir erkek yerde yatıyordu. Gerekli tedaviyi yaptım ve hasta dramatik bir şekilde iyileşerek birkaç dakika içinde kendine geldi, doğruldu ve eşinin elini tutarak, “Doktorum, bu kadın beni öldürecek,” dedi. “ O kadar tembih etmeme rağmen, beni hep arı kovanı bulunan yerlerden geçiriyor…” Hayata dönmenin şakasıydı bu.

Dönüşte, benim bir doktor olarak yukarı doğru çıktığımı görmüş olacaklar ki taksinin önüne geçerek durdurdular ve her iki evdeki bayılanlar için yardım istediler. Olanaklarım ölçüsünde gerekli tedavileri yaptım.

Yan yana duran evlerden birindeki kalabalık, evin ölen annesi için ağlıyordu, diğer evdeki gözyaşlarının nedeni ise askerden gelen çocuklarına kavuşmanın verdiği sevinçti. Kaybın verdiği hüzün de gözyaşlarına neden oluyordu; kavuşmanın verdiği mutluluk da. Nedenleri farklı olsa da yoğun duyguların ürünüydü gözyaşları.

Mahalleye çıkışta sokağa “bakarken,” koşuşturarak, çığlık atan kadınlar vardı; dönüşte yanlarına vardığımızda, çığlıkların nedenlerini öğrendik, gerçeği “gördük.”

Bakmak ve görmek… Bakma olayında daha etkin olan organ gözdür. Görme olayında ise; detay, derinlik, algılama ve anlamlandırma olgularından dolayı;  gözle birlikte etkin olan organ beyindir. Bakma olayı bir fotoğrafın negatifi, görme ise fotoğrafın kendisidir. Görme olayı emek ister, emek ürünüdür. Sanatçılar çok iyi görebilen insanlardır, sanat evrenselliğini ve ortak dilini bu olgudan alır.

Sanatçıları ötekileştirilen, dışlanan toplum; yoksullaşır, yurttaşlık duyarlığını yitirir. Bir kısmımız teknoloji bağımlısı olarak gerçek yaşamdan koparılıp sanal yaşamla yaralarımızı sararken, büyük çoğunluğumuz da önce yoksullaştırılıp sonra kullaştırılıyoruz.

Kul bakar, yurttaş görür.
Kul her emre uyar, yurttaş sorgular.
Kul korkar, yurttaş örgütlenir.
Kul için görev vardır; yurttaş için hak.
Kul bireycidir, yurttaş toplumcu...

Ben yeniden keşfetmedim; ünlü düşünür Ziya Gökal, 'kul'un tarifini ünlü dörtlüğüyle yıllar önce yapmış zaten;

“Ahlak yolu pek dardır
Tetik bas önün yardır,
Sakın hakkım var deme
Hak yok, vazife vardır.”

Şair Dr. Salim ÇELEBİ