Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret575113
Film Tanıtım Köşesi

Son Tren

Der Letzte Zug / The Last Train

Son Tren, 2006 Almanya Çek Cumhuriyeti ortak yapımı dramatik savaş filmidir. Joseph Vilsmaier ve Dana Vávrová'nın birlikte yönettikleri filmin başlıca rollerinde Gedeon Burkhard, Lena Beyerling ile Türk kökenli İsviçreli oyuncu Lale Yavaş ve Türk kökenli Alman oyuncu Sibel Kekilli oynamışlardır.

Yıl 1943. II. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru Berlin'den toplanan bir grup Yahudi, katır vagonlarında toplama kampı Auschwitz'e doğru yola çıkar. Su ve yemek verilmeyen insanların çoğu bu acı dolu yolculuk sırasında hayatını kaybeder. Ancak yaşam savaşı geride kalanlar için devam etmektedir. Eski yaşantılarına özlem duyan ve farklı sınıflardan gelen bir avuç insan artık aynı kaderi paylaşmaktadır. Bir türlü bitmek bilmeyen zorlu yolculuk sinirlerin harap olmasına ve dengesiz davranışlara sebep olur.

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Anasayfa


www.kosektas.net


K A P A D O K Y A
ÖZGÜR YALIM

Güzel sanatlar, yaratıcılığın ve hümanizmin anasıdır! Güzel sanatlar, insansal duyguların dostu, içgüdüsel duyguların da düşmanıdır! İnsanı insanlaştıran güzel sanatlar ve bilimdir! İnsanlar hayatta ne kadar bilgilenmiş ve ne kadar güzel sanatlarla ilgilenmişlerse, o oranda insansal değerlere ulaşmışlardır!
Musa Kâzım Yalım

 


HTML kodları ve yazılım dahil olmak üzere, bu sitede bulunan hiçbir malzeme kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayımlanamaz. Telif ve mülkiyet hakları saklı kalmak koşuluyla ve kaynak gösterilerek, bu sitede bulunan fotograf, resim, bilgi ve belgelerden yararlanılabilir!
kosektas.net
Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

 

www.kosektas.net|İletişim: kosektas@kosektas.com|Güncelleme: 21 Temmuz 2020


Kapadokya Peri Bacaları, vadileri, tarihi veya coğrafyası yanında çeşitli konularla kendini tanıtmaya başladı. Bir zamanlar Türkiye genelinde belediyelerin kendi yörelerini tanıtmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlemeleri, yöresel şenlikler, televizyon dizileri için çevrilen filmler gibi etkinlikler iç turizm açısından Kapadokya’ya hareketlilik getirdi. Asmalı Konak filminin hala etkisi sürmekte. Dizide gösterilen konakların önü, kayısı, kabak çekirdeği, zerdali kurusu, kuru üzüm gibi yemişlerin yanında Dicle’nin sürmesi, Sümbül Hanım’ın fuları ile adeta bir satış panayırı. Sara, “sürme” yi sorunca, satıcı kadın, takılıyor,
02.09.2016
Öğretmenliğimin ilk yıllarında Kurtuluş Savaşı Gazilerimiz yetmişli yaşlarda idiler. Ben bu Gazilerimizi Cumhuriyet Bayramlarında okula davet eder, anılarını anlatmalarını rica ederdim. Hiç nazlanmadan gelirler anlatırlardı. Ama ne yazık ki, ne yazılı ne sözlü hiç birini kayıt altına almayı düşünemedim ve geçip gittiler. Bu yüzden daima içimde bir pişmanlık yaşarım. Galiba bu pişmanlıktan olacak nerede yaşlı birini görsem eşelerim. Konuşturur, kayda değer bulduklarımı not alırım.
02.09.2016
İlk duruşmaya sloganlar ve marşlarla girdiler Kapıdaki askerlerden yumruk ve dipçik yediler. THKO’luların yargılanması, 16 Temmuz 1971 günü, Ankara Mamak Cezaevi’nde başladı. Günlerdir bu duruşmaya hazırlanıyorlardı. Mahkemede dimdik duracaklar, savunmalarıyla bir karşı iddianame yazacaklardı. Altındağ’da 1 No’lu sıkıyönetim mahkemesine çevrilen Askeri Veteriner Okulu binasına bu kararlılıkla geldiler. İkişer ikişer birbirlerine kelepçeli haldeydiler. Kapıda “Gündoğdu hep uyandık/ siperlere dayandık” diye haykırarak, sloganlar atarak girdiler. Görevli askerler, susturmak için yumruk ve dipçiklerle sanıklara girişti.
12.11.2014
AA - Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık'ın Nazım Hikmet'in doğumunun 111'nci yıl dönümü için hazırladığı ''Alnımın Çizgilerindesin Memleketim-Nazım Hikmet'in Yolculuk Fotoğrafları Sergisi'', 30 Ocak'ta açılacak. apı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık'tan yapılan açıklamaya göre, sergi, Nazım Hikmet'in ''rüyalarımın memleketi'' diye adlandırdığı Moskova'ya üçüncü gidişinden sonraki 1951-1963 yılları arasındaki fotoğraflarını kapsıyor.
24.01.2013
Komposto - Kullanılan sözcük kendi dilinden olmayınca, ne olduğunu öğrenmek için ne zor durumlara düşülmüş. Hastalanmış bir kadını kocası, Kayseri’ye doktora götürmüş. Bakımsız olduğundan iyi beslenmesi gerekir olmalı ki doktor; yazdığı diğer ilaçların yanında, “Süt içecek, pirzola, komposto yiyecek,” diye öğütte bulunmuş. Süt, bilinen süt. Pirzola da “eyağ” kemiği, onu da biliyor.
17.04.2012
Şiir Tanıtım Köşesi
 
Türk şiirinin devi Hasan Hüseyin Korkmazgil'in "Evler ve Dünyalar" adlı bu şiirini siz ziyaretçilerimizle paylaşmaktan kıvanç duyarız!

kosektas.net


dün gece yine muhammed vardı evlerinde

- evleri gece kondu -

oturup başbaşa allah'ı konuştular
lütfunun ihsanının sonsuzluğunu
nimetinin rızkının sonsuzluğunu
"n'eylerse güzel eyler'liğini
"kime niyet kısmet'liğini
"beş parmağın beşi bir mi'liğini
"ona devlet buna evlat'lığını
"bu dünya bir penceredir'liğini
tesbih çekip çay içip konuştular
iki kantar daha odun attılar cehenneme
okumuşu uyanmışı attılar cehenneme
inanmazı güvenmezi attılar cehenneme
beş yavru doğurmuştu evin kedisi
ikisini fare yapıp yemişti
borçlarını dertlerini günahlarını
-allah günah yazmasın-
fiyatların durmadan yükseldiğini
ahlakın durmadan alçaldığını
dünyanın sonunun yaklaştığını
tesbih çekip çay içip konuştular
dün gece yine muhammed vardı evlerinde

- evleri gece kondu -

dün gece yine beyfendiydi evlerindeki

-evleri köşk-

oturup başbaşa devleti konuştular
eshamları tahvilleri istikrazları
emisyonu enflasyonu yatırım yüzdesini
çimentoyu demiri petrolü konuştular
beş fabrika kurdular on sendika yıktılar
sıfırları doğurttular payları pompaladılar
gözde adamlarını meclise getirdiler
işsizleri yurt dışına sepetlediler
partilere çeki düzen verdiler
okulları gözaltına aldılar
arsaları kapatıp kurtardılar vatanı
solculara sövdüler vahdettini övdüler
kitapları yaktılar kalemleri kırdılar
şiddet tedbirlerini yeniden görüştüler
örgütlenme konusunda yeniden anlaştılar
son bir provasını yapıp faşizmin
kısa günün kazancını haklıca bölüştüler
gece hayli ilerlemişti ve son bulmuştu gündem
viski içip başbaşa, yorgunluk çıkarttılar
kaçak seks filmlerini kasadan çıkarttılar
öyle çok güldüler ki dehşetli terlediler
köşkün köpekleriyse çok kötü uluyordu
zatürre korkusuyla perdeleri çektiler
durup durup dinlediler dışarısını
dışarda düdük seslerinden başka şey yoktu
dün gece yine beyfendiydi evlerindeki

- evleri köşk -
 
Koçero Vatan Şiiri, Sayfa 85.