• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam72
Toplam Ziyaret470589
Resim Tanıtım Köşesi

Tuval üzerine yağlıboya ve akrilik, 100 x 130 cm, 2004.

Köşektaşlı resim sanatçısı Adnan Yalım, tuvalı üzerinde gezdirdiği isabetli ve dengeli fırçasıyla, daha düne kadar köle pazarlarında neredeyse okkayla satılan kadınları yeniden yaratmıştır!

kosektas.net

Adnan Yalım’ın resimlerinde kadın vücüdunu biçimsel boyut açısından dışarıda bıraktığınızda, soyut, hatta geometrik olan renk alanlarıyla karşı karşıya kalırsınız. Bu, sanatçı resimde üretkenlik erdemine ulaşmış, kendi ruhsallığında bunları çözümlemiş, buradan nerede neyi, nasıl, ne kadar ve ne zaman ileri süreceğini bilme boyutuna varmış anlamına gelmektedir!

Özkan Eroğlu, Sanat Tarihçi.

Resim Galeri


KOSEKTAS.NET SANAL MÜZE

 ♣ Köşektaşlı Resim Sanatçıları


"Görmek kelimelerden önce gelir. Çünkü çocuk konuşamadan
önce bakar ve tanır." 

Mimar - Ressam Haşim Nur Gürel


Üstad Cemil Meriç "dünyanın tüm güzellikleri sadece görenlere verilmiştir." demiş. Biz de, nasıl okuduğumuzu anlayabilmek için okumayı öğrenmemiz gerekiyorsa, gördüğümüzü anlayabilmek için de görmeyi, hele de doğru görmeyi, yani bakmayı, öğrenmemiz gerekir düşüncesinden hareketle; çizdikleriyle ülkemizin gündemine oturmuş köyümüz sanatçılarının eserlerini analiz ederek, onların gördüklerini anlamaya çalışıp, görüş açımızı genişletebilmek için oluşturduk Sanal Müze’yi...

kosektas.net, burada sergileyeceği eserlerle sözün ve yazının erişemediği alanlara taşıyacak sizleri. Türk şiirinin belleklerden silinmeyen şairlerinden Orhan Veli' nin  (1914 -1950) musikşinas babası Veli Bey'in:

'Bilmezdim kelimelerin bu kadar kifayetsiz, çizgilerin bu kadar erişilmez olduğunu, bu derde düşmeden önce; bir yer var yakalamışım, hissediyorum, anlatamıyorum' dediği alanlara...

Sanal Müze'yi oluşturmaktaki bir diğer amacımız, köyümüz sanatçılarının yaratıcılıklarını bu sütunlarda tanıtarak iletişim ortamı oluşturmak ve böylece onlara manevi destek sağlamaktır. kosektas.net


"Sanatta insan çok şeyi öğrenmekle değil, azı iyi bilmekle üstat olur. En iyi gören ressam gözüdür. Gözüne hakim olan eline de hakim olur."

 Feyhaman Duran 


  Lütfen dikkat!

Bu sitede yayınlanan kaynakların her hakkı saklıdır. Kopya edilerek çoğaltılamaz, başka bir sitede yayınlanamaz!

kosektas.net


 
 
 
 

Yorumlar - Yorum Yaz
Köşektaş Hikayeleri


Kimi öyküler çok sık okunduğunda ya da dinlendiğinde,

insanda bir bıkkınlık
yaratır; kimileri ise

şiddetli etkiler,
derin izler bırakır!


kosektas.net

Savaşa Giden Deve Katarı

“Mal canın yongasıdır!” derler. İnsanlar genellikle, sonunda ölüm olduğunu bile bile, mallarından vazgeçemezler.

Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcı olan 1914 yılı, Rumi Takvime göre 1330 yılına denk gelir. Birinci Dünya Savaşı’na; kimi beceriksiz, hayalci yöneticilerimizin aşırı kişisel tutkuları yüzünden, devlet olarak girmişiz. Seferberlik ilan edilerek ona yakın kurra silah altına alınmış, ellerinde birden çok atı, öküzü, devesi ve kağnısı olanların mallarına, savaşta taşıma aracı olarak kullanma amacıyla, el konulmuş.

Köşektaş’ta devecilik yapan Necip adında birinin on beş kadar devesi varmış. Kendisi yaşlı olduğundan askere alınmamış ama develerine, savaştan sonra geri verilmek kaydıyla, el konulmuş. Dile kolay, onca yıl devecilik yapmış, onca deve yetiştirmiş, her birini oğlu Mükür kadar seviyor. Develeri olmadan o ne yapar? Hem develeriyle onun gibi kim ilgilenir? Savaş bitince geri verecekleri nereden belli?

Geçkin yaşına karşın, gönüllü olarak, develeriyle birlikte, savaşa o da gider. Gidiş o gidiş. Savaş bitmiş ama ne Necip’ten ne de develerinden bir haber alınamamış.

Mükür: Mükremin Taşkıran. Ölümü: 1980.

Necip: Mükür’ün babası. Savaşta kalmış.

Celalettin ÖLGÜN


Bilgi: İlk kez 21 Mart 2004 tarihinde yayınlanmış bir hikeyedir.

kosektas.net