• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret480611
Resim Tanıtım Köşesi

Adnan Bey'in Tabloları, Resim Sanatının Biçimsel Özellikleri

Pop biçimsellik, evrensel bağlamda, dünyada, 1960’lı yıllardan beri sorgulanmaktadır. Türk resminde ise sanatçıların, tümden olmasa da, ara devrelerinde zaman zaman uğradıkları pop yaklaşım konusu, Yalım’ın elinde, sanatının yaşamsal amacı haline gelmiştir. Sanatçı, pop biçimselliğin kendine özgü ironik, figüratif yaklaşımlarını benimserken, diğer taraftan kendine ait fantastikleşen renk vurgularını  da gözler önüne sermekten kaçınmamaktadır. İşte bu noktada sanatçının değişik ve kendine ait olan yanı da, öncelikle biçim dili bağlamında ortaya çıkmaktadır. Çünkü renk tercihleri, tamamen resimlerinin kosmozunu da belirleyen bir özellik olmaktadır. Ayrıca resim yüzeylerini gerek boyayı kullanarak iki boyutlu, gerekse -ptik espriyi değerlendirerek üç boyutluşan tuval gövdelerine ayırmaktadır. Bu ayırmalar mekânla ilgili boyutlaştırma çabaları olarak ayrıca dikkat çekmektedir.

Özkan Eroğlu

Yalçın Yalım

Yalçın Yalım, Resim Öğretmeni




 
Yalçın Yalım – Resim öğretmeni. 1969 yılında Nevşehir’de doğdu. Gazi Üniversitesi Resim Bölümünü bitirdi. Anadolu Üniversitesinde yüksek lisans programını bitirdi. Halen resim öğretmeni olarak çalışmaktadır.



 Resimleri
 





 
 Resim - Yalçın Yalım, Soyut
 
 Resim - Yalçın Yalım, Soyut
 
 Resim - Yalçın Yalım, Soyut
 
 Resim - Yalçın Yalım, Soyut
 
 Resim - Yalçın Yalım, Soyut
 
 Resim - Yalçın Yalım, İsimsiz
 
 
 Resim - Yalçın Yalım, Soyut

  

Yorumlar - Yorum Yaz


Kitap Tanıtım Köşesi

Çeşitli konularda yazılar yazarak ve araştırmalar yaparak bizi bilgilendiren seçkin öğretmenimiz Hüseyin SEYFİ'ye  minnettarız! Ona yüreğimizin derinliklerinden teşekkürler sunarız!

kosektas.net

PUDUHEPA
- Altı yüz sayfaya yaklaşan bir kitap. Yazarı Prof. Dr Ahmet Ünal. Kitabın adı, Eskiçağ Anadolu Toplumlarında Puduhepa ve Zamanı. 2014 baskı. Eskiçağ meraklılarının keyifle okuyacakları bir eser diyebilirim. Kitapta, en etkili Hitit kraliçelerinden olan Puduhepa'nın yaşamı tüm yönleriyle anlatılıyor. Arkeolojik kazılardan elde edilen Hititlere ait tabletlerin dilimize aktarılışıyla birlikte, Hititlerde sosyal yaşam, kadının yeri, yasalar, savaşlar, antlaşmalar, inançlar, törenler gibi konulara geniş bir şekilde yer veriliyor. Ayrıca karşılaştırmalı olarak Eskiçağ uygarlıklarında kadının sosyal statüsüne vurgu yapılıyor. Kitaptan değişik sayfalardan bazı alıntılar kitap hakkında az da olsa bir fikir verebilir sanıyorum.

"Puduhepa sıradan bir rahibin kızı. Kadeş Savaşından sonra (M.Ö 1273) o zamanlar ikiye bölünmüş olan Hitit devletinin Orta Anadolu'da kalan kısmına hükmeden ve bir nevi korsan krallık tahtında oturan III. Hattuşili ile evlendikten sonra, hem kocası hem de onun yerine geçen üvey oğlu IV. Tuthaliya zamanında yaklaşık kırk yıl boyunca ( M:Ö 1273-1233) Hakmis ve Hattuşa'da ana kraliçelik yapmış yabancı bir kadındır.
Bir kültür tarihçisinin haklı olarak belirttiği gibi, dünyamızın bundan 3.5 milyar yıl önce çıktığı düşünülüp tarihi olaylar bir kronoloji şeridine dizildiğinde, Gudea, Hammurabi, Puduhepa, İskender ve Kleopatra ve daha nice insanların daha dün yaşamış gibi bize kapı komşusu gibi yakın gelmeleri gayet doğaldır. Puduhepa gerçekten dayanılmaz cazibeye sahip, çok güzel bir kadın mıydı da bir erkeğin, yani kocası III. Hattuşili'nin gölgesine sığınmak suretiyle Hitit kraliyet sarayında bu kadar etkin olmayı başarmıştı?
Hattuşa çivi yazılı devlet arşivlerinde bize resmi yazılı belge bırakan ve Hitit devletinin kurucusu olarak kabul edilen ilk kral Hatti dilinde "hükümdar" anlamına gelen Labarna-tabarna ünvanını da taşıyan I. Hattuşilidir. Hattuşili'nin saltanatı, çiftçi, çoban ve çapulcu bir kavmin yeni yeni kurmakta olduğu kabile devletinin en belirgin izleri ile doludur.
Puduhepa'yı iyi tanımanın yollarından birisi kuşkusuz kendisine en yakın kişi olan kocasını anlamaktan geçer. Hattuşili'nin daha çocuk yaşta başladığı kariyer çok çeşitli ve zengindir.

Puduhepa ömrünün sonlarına doğru iyice yaşlanmış ve saray içinde olur olmaz herkese rezil olmaya başlamıştı. Şimdi artık dul da kaldığı için biricik kocasının desteğinden yoksundu. Kızları evlenip gitmişlerdi, oğlan çocukları ise kim olduklarını ve yaptıklarını bilmiyoruz. Bu açıdan bakıldığında onun sonu da muhtemelen Kösem Sultanınkinden farklı olmamıştır. Sanki kendisinden sürdüğü bunca sefanın hesabı sorulmakta bir nevi intikam alınmaktaydı. En sıradan saray seyisleri bile onunla alay etmeye ve elindeki atları ve memleketinden gönderilen kuruyemişleri zorla almaya başlamışlardı. Kısa sayılamayacak ömrü boyu çevirdiği dolaplar ruh dünyasının içine iyice işlemişti ve dengesi çok bozulmuştu..."
Ne zaman, nerede ve nasıl öldü, Hatti'de mi, yoksa memleketi Lawazantiya'da mı defnedildi, gene yanıtı verilmeyen sorular arasındadır. Zaten hiçbir Hitit kralı ve kraliçesinin mezarı bulunamamıştır ki onunki bulunsun.
Mezarlar ve mezarlıklar, ölü gömme adetleri, Hitit arkeolojisinin muammalı soruları arasındadır.

Hüseyin SEYFİ