Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret575113
Film Tanıtım Köşesi

Son Tren

Der Letzte Zug / The Last Train

Son Tren, 2006 Almanya Çek Cumhuriyeti ortak yapımı dramatik savaş filmidir. Joseph Vilsmaier ve Dana Vávrová'nın birlikte yönettikleri filmin başlıca rollerinde Gedeon Burkhard, Lena Beyerling ile Türk kökenli İsviçreli oyuncu Lale Yavaş ve Türk kökenli Alman oyuncu Sibel Kekilli oynamışlardır.

Yıl 1943. II. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru Berlin'den toplanan bir grup Yahudi, katır vagonlarında toplama kampı Auschwitz'e doğru yola çıkar. Su ve yemek verilmeyen insanların çoğu bu acı dolu yolculuk sırasında hayatını kaybeder. Ancak yaşam savaşı geride kalanlar için devam etmektedir. Eski yaşantılarına özlem duyan ve farklı sınıflardan gelen bir avuç insan artık aynı kaderi paylaşmaktadır. Bir türlü bitmek bilmeyen zorlu yolculuk sinirlerin harap olmasına ve dengesiz davranışlara sebep olur.

Vikipedi, özgür ansiklopedi

''Alnımın Çizgilerindesin Memleketim''

AA - Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık'tan yapılan açıklamaya göre, sergi, Nazım Hikmet'in ''rüyalarımın memleketi'' diye adlandırdığı Moskova'ya üçüncü gidişinden sonraki 1951-1963 yılları arasındaki fotoğraflarını kapsıyor.

Sergideki fotoğraflar ve diğer materyaller, Nazım Hikmet üzerine çalışmalarıyla tanınan M. Melih Güneş tarafından, Vera Tulyakova Hikmet Arşivi, Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi ile başka ülkelerdeki arşivlerden bir araya getirildi.

Nazım Hikmet'in yurt dışı ağırlıklı fotoğraflarıyla Türkiye dışında basılan bazı kitapları, plakları, ses bantları, M. Melih Güneş'in hazırladığı ''Bir Yitik Miras Nazım Hikmet'' başlıklı video çalışması ve bazı fotoğrafların orijinalleri de sergide bulunacak.

Sergide, Halet Çambel Arşivi'nde korunan ve Nazım'ın 53 günlük bir bebekken çekilen fotoğrafının bulunduğu, Nazım Hikmet'in doğum tarihini kesinleştiren Memduh Ezine'nin hatıratı da ilk kez yer alacak.

Sergiye gelenleri kağıttan yapılma turna kuşları selamlayacak

Nazım Hikmet'in ölümünden sonra Hiroşimalı çocuklar, Nazım adına eşi Vera Tulyakova'ya, 1000 tane yapıldığında dileğin gerçekleşeceğine inanılan, savaştan sonra ise barışın ve silahsızlanmanın simgesi olan, rengarenk kağıtlardan katlayarak yaptıkları 1000 turna kuşu gönderdi. ''Alnımın Çizgilerindesin Memleketim-Nazım Hikmet'in Yolculuk Fotoğrafları Sergisi''ni ziyaret eden çocuklar da kağıttan kuşların nasıl yapıldığını sergi salonundaki panolardan ve sergi ile birlikte düzenlenecek çocuk etkinliklerinde öğrenebilecek. Çocukların yaptığı 1000 turna kuşu, yine sergi salonunda bulunan Hacer Sayman'ın tasarımı dilek ağacına asılacak. Çocukların yaptığı 1000 turna kuşu, bir Nazım Hikmet müzesinin kurulması durumunda ağacıyla birlikte bu müzeye armağan edilecek.
Açıklamada görüşlerine yer verilen serginin küratörü M. Melih Güneş, kültür varlığının, geleneklerin dışında yalnızca yapılar, arkeolojik kalıntılar, doğal sitler ya da birkaç bin yıllık el yazması olmadığını belirtti. Güneş, ''Şairin yolculuklarından sayılabilecek bu sergiyi, Nazım Hikmet gibi bir kültür varlığımızın edebi mirasının şehrine ulaşma yolculuğunda 'bir gül bahçesinde dinlenme' gibi görüyor, hasret ve ümitten ibaret Nazım Hikmet'in 'Bir yerlerde bir sevinç günün birinde fışkırır' diyen sözüne kulak veriyorum'' değerlendirmesinde bulundu.
Nazım Hikmet'in doğumunun 111'nci yıl dönümünde düzenlenen sergi, Nazım Hikmet'in eserlerini bir katalogda toplamayı ve daha sonra kurulabilecek bir Nazım Hikmet müzesi için kaynak temin etmeyi amaçlıyor.

''Alnımın Çizgilerindesin Memleketim-Nazım Hikmet'in Yolculuk Fotoğrafları Sergisi'', Yapı Kredi Kültür Merkezi'nde 30 Ocak-28 Şubat tarihleri arasında görülebilecek.

  
472 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Şiir Tanıtım Köşesi
 
Türk şiirinin devi Hasan Hüseyin Korkmazgil'in "Evler ve Dünyalar" adlı bu şiirini siz ziyaretçilerimizle paylaşmaktan kıvanç duyarız!

kosektas.net


dün gece yine muhammed vardı evlerinde

- evleri gece kondu -

oturup başbaşa allah'ı konuştular
lütfunun ihsanının sonsuzluğunu
nimetinin rızkının sonsuzluğunu
"n'eylerse güzel eyler'liğini
"kime niyet kısmet'liğini
"beş parmağın beşi bir mi'liğini
"ona devlet buna evlat'lığını
"bu dünya bir penceredir'liğini
tesbih çekip çay içip konuştular
iki kantar daha odun attılar cehenneme
okumuşu uyanmışı attılar cehenneme
inanmazı güvenmezi attılar cehenneme
beş yavru doğurmuştu evin kedisi
ikisini fare yapıp yemişti
borçlarını dertlerini günahlarını
-allah günah yazmasın-
fiyatların durmadan yükseldiğini
ahlakın durmadan alçaldığını
dünyanın sonunun yaklaştığını
tesbih çekip çay içip konuştular
dün gece yine muhammed vardı evlerinde

- evleri gece kondu -

dün gece yine beyfendiydi evlerindeki

-evleri köşk-

oturup başbaşa devleti konuştular
eshamları tahvilleri istikrazları
emisyonu enflasyonu yatırım yüzdesini
çimentoyu demiri petrolü konuştular
beş fabrika kurdular on sendika yıktılar
sıfırları doğurttular payları pompaladılar
gözde adamlarını meclise getirdiler
işsizleri yurt dışına sepetlediler
partilere çeki düzen verdiler
okulları gözaltına aldılar
arsaları kapatıp kurtardılar vatanı
solculara sövdüler vahdettini övdüler
kitapları yaktılar kalemleri kırdılar
şiddet tedbirlerini yeniden görüştüler
örgütlenme konusunda yeniden anlaştılar
son bir provasını yapıp faşizmin
kısa günün kazancını haklıca bölüştüler
gece hayli ilerlemişti ve son bulmuştu gündem
viski içip başbaşa, yorgunluk çıkarttılar
kaçak seks filmlerini kasadan çıkarttılar
öyle çok güldüler ki dehşetli terlediler
köşkün köpekleriyse çok kötü uluyordu
zatürre korkusuyla perdeleri çektiler
durup durup dinlediler dışarısını
dışarda düdük seslerinden başka şey yoktu
dün gece yine beyfendiydi evlerindeki

- evleri köşk -
 
Koçero Vatan Şiiri, Sayfa 85.