Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret593879
Baharın Müjdecisi
 Fotograf: Alper Tüydeş

Baharın müjdecisi, dostluklarıyla hayranlık uyandıran Adem Amca ile Yaren Leylek bir hafta gecikmeli de olsa buluştu.

Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç Leylek köyü, 9 yıldır adeta bir masala tanıklık ediyor.

Göçten gelen ilk leyleklerden olan Yaren Leylek, köye varır varmaz Adem Amca'nın kayığına konuyor ve birlikte balığa çıkıyorlar. 

Türkiye'nin konuştuğu ikili bir hafta gecikmeli de olsa yine buluştu. Doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş, kişisel Twitter hesabından paylaştığı iletide, "Sonunda Yaren'de Geldi! Ve göçten gelir gelmez soluğu yine Adem Amcanın kayığında aldı. Dile kolay dokuz yıldır bu böyle. Önceki gelişine göre bir hafta gecikince çok endişelenmiştik ancak müjdeli haber dün gece geldi ve bu sabah kayıklarında o efsane pozu yeniden verdiler.


Haber: t24.com.tr

Hastamın Öğretmeni -5- Yaşasın Google

Hastamın Öğretmeni
 
 
 
5 - YAŞASIN GOOGLE

Ferihan Hanım gülümsüyor, “Nahit Bey değil, Nahit Hanım,” diyor gözlerimin içine bakarak. “Edebiyat dersimize girerdi Nahitçiğim.”

“Soyadını anımsıyor musunuz?”

“Aa! Söylemedim mi? Tendar. Nahit Tendar.”

“Nahit” isminin, bir hanım ismi olarak karşıma çıkması biraz tuhafıma gitse de ilgimi çekiyor ve tanımak istiyorum Nahit Hanımı.

Alelacele koşuyorum eve. İnternet zaten açık. “ Yaşasın Google!”  diyerek aramaya başlıyorum Nahit Tendar’ı.

İlk aramamda, “Osmanlıca Okuma anahtarı” ve “Çocuklara Psikolojik Yardım” adlı iki kitabın yazarı olduğunu öğreniyorum. Moralim biraz bozulmuşken, “Nahit Tendar” ve “Nahit Hanım” isimlerinin aynı anlama geldiğini öğreniyor ve yeniden arıyorum.

Başta Zeynep Oralın yaptığı röportaj olmak üzere, “Nahit Hanım” hakkında birçok farklı kaynaktan bilgiler ediniyorum ve bunların çıktılarını alarak koşuyorum öğrencisi Ferihan Hanıma.

“Size Nahit Hanım hakkında epeyce bilgi getirdim,” diyorum masaya otururken.

“Yaşıyor mu?” sözcüğü zar zor çıkıyor ağzından.

“Maalesef! 2002 yılında vefat etmiş Nahit Hanım.”

Masanın üzerinden aldığı kâğıt mendille gözlerini silerken, “Ah Nahitçiğim,” diyebiliyor sadece.

“Çok değil, 10 yıl olmuş vefat edeli. İstanbul’da yaşıyormuş.”

“Keşke o defteri daha önce bulmuş olsaydım!”

“Nahit Hanım yaşıyor olsaydı İstanbul’a gider miydiniz?”

“Koşa koşa. Siz, beni götürürdünüz.”

“Memnuniyetle götürürdüm. 1940’lı yıllarda size öğretmenlik yapmış, günümüz Türk Edebiyatçılarıyla bu kadar iç içe yaşamış saygın bir insanı kim tanımak istemez ki? Tanıyamamak büyük bir şanssızlık.”

 


          
 

 


Yorumlar - Yorum Yaz
Malena ile Klepetan

Forograf: BBC bbcpicturedesk.co.uk

Hırvatistan’da "Klepetan" isimli erkek bir leylek, felç kalan "Malena" isimli eşini 16 yıldır yalnız bırakmıyor. "Klepetan", her sonbahar, diğer leyleklerle birlikte, Güney Afrika’ya göç ediyor, havalar ısınmaya başladığında, eşi "Malena"ya dönüyor.

Hırvatistan'da eşine az rastlanır bir aşk hikâyesi yaşanıyor. İki leylek 16 yıldır yaşadıkları birliktelikle aşka inancı kalmayanları hayrete düşürüyor.

"Malena" isimli dişi bir leylek, bir avcının kendisini vurması sonrası, felç kaldı. Uçma yetisini kaybeden leylek, yaralandıktan sonra Stjepan Vokic isimli bir Hırvat tarafından himaye altına alındı.

Ancak "Klepetan" isimli leylek, eşini asla yalnız bırakmıyor. "Klepetan" her yıl diğer leyleklerle birlikte güneye göç ediyor. Güney Afrika'ya her yıl yanında eşi olmaksızın göç eden "Klepetan", her ilkbaharın başı, Hırvatistan'a, eşinin yanına dönüyor, aşkına kavuşmak için her yıl 13 bin km kat etmekten asla vazgeçmiyor.

Birbirlerine sadakatle bağlanan çiftin yavruları da oluyor. Stjepan Vokic de bu ailenin mutluluklarının devam etmesi için leyleklere kol kanat germeye devam ediyor.

Malena ile Klepetan'ın hikâyesi, aşkın engel tanımayacağını, tüm engelleri aşacak, tüm sınırları yok edecek, uzun mesafeleri kat edecek güçte olduğunu her göze mızrak mızrak sokuyor.

İki leyleğin hikâyesi sosyal medyada olduğu kadar, tüm dünyada büyük yankı uyandırıyor.

Leylekler, sadakatleriyle ünlüler!

Dünyada bulunan 8 bin 600'den fazla hayvan türünden yüzde 92'sinin tek eşli olduğu biliniyor. Leylekler, kazlar, baykuşlar, muhabbet kuşları, kuğular, sarı tepeli penguenler, kumrular, kunduzlar, şebekler, gri kurtlar, termitler ve melek balıkları eşlerine en sadık hayvanlar arasında yer alıyor. Kuğular ise eşlerinin ölümünden sonra başka bir kuğuyla asla ilişki yaşamıyor.

Kaynak: sonhaber.com