• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam36
Toplam Ziyaret924238
Halit Çelenk

Halit Çelenk:
Vicdanın ve Sadakatin Adı

Bazı insanlar yaşadıkları çağın tanıklarıdır; bazıları ise o çağa vicdanlarıyla yön verirler. Halit Çelenk, ardında yalnızca bir avukatın değil, zor zamanlarda insan olmanın ne demek olduğunu gösteren onurlu bir yaşam bırakanlardan biridir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yaşamlarının en karanlık günlerinde onların yanında durmak, sadece hukuki bir görev değildi. Bu, aynı zamanda insanlık, cesaret ve vicdana bağlılık sınavıydı. Halit Çelenk, bu sınavı başı dik, alnı açık bir şekilde verdi. Rüzgârın ters estiği günlerde çoğu insan susmayı tercih ederken o konuştu; çoğu insan geri çekilirken o yanında durduğu insanları yalnız bırakmadı.

Onun mücadelesi sonuçtan çok, duruşun değerini gösteriyordu. Çünkü bazen insan, kazanacağını bildiği için değil, doğru olduğuna inandığı için mücadele eder. Halit Çelenk de tam olarak bunu yaptı. İnandığı adalet duygusunu hiçbir baskının, hiçbir korkunun önüne koymadı.

Yıllar geçse de insanlar bazı isimleri unutmaz. Çünkü o isimler, yalnızca birer insan değil, aynı zamanda birer ahlaki pusula hâline gelirler. Halit Çelenk'in adı da bu nedenle hafızalarda yaşamaktadır. O, en zor anlarda bile dostluğun, bağlılığın ve insan onurunun terk edilmemesi gerektiğini gösterdi.

Bugün onun yaşamına baktığımızda bir avukattan daha fazlasını görürüz. Fedakârlığın ne olduğunu, insanın inandığı değerlere nasıl sahip çıkması gerektiğini ve vicdanın bazen en güçlü direnme biçimi olduğunu görürüz.

Halit Çelenk, sadece savunduğu insanların avukatı değildi; onların umutlarına, insanlık onuruna ve adalet özlemine de sahip çıkan büyük bir yürekti. Bu yüzden ona duyulan saygı, yıllar geçtikçe eksilmek yerine daha da büyümektedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Şiirlerle Şenlendik - 2. Bölüm


ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 2. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 2. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net!

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

 10 Ekim 2014, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 2. Şiir: Haykırmaktır Gerçeği

Nelerden etkilenmedik ki?

Ailemizden, arkadaşlarımızdan, öğretmenlerimizden, konu komşudan…

Önce etkilendik, sonra da etkiledik çevremizi. Bu iki kavramın kesin sınırları yok aslında. Etkilenirken de etkiledik çevremizi. Bu nedenledir ki tembel, yaramaz, haylaz, iyi yumuş tutar; sıfatları yakıştırıldı çocukken. (Yumuş tutma: Büyüklerin isteklerinin küçükler tarafından yerine getirilmesi.) Örnek aldıklarımız, imrendiklerimiz, idealize ettiklerimiz oldu, oluyor da…

Okuma yazma öğrenmeyle birlikte, etkilenmelerimizin niteliği de değişti: Matematik, rasyonel düşünmemizi ve akıl yürütmemizi; fen bilgisi, doğa olaylarıyla ilgili olarak felsefe yapmamızı; sosyal bilgiler, mevcut ve yaşanmışlıkları öğretti bizlere. Resim, müzik, beden eğitimi…

Devletin öğretmeye çalıştıkları dışında (Okullardaki ders kitapları dışında) da kitaplar okuduk: öyküler, romanlar, şiirler…

Öğrendik. Öğrendikçe etkilendik, etkilendikçe etkiledik.

Ölünceye kadar da bu etkileşim devam edecek.

Etki-Tepki, doğal ve sosyal olayların temel yasası. Atasözleri de özünü bu temel yasadan almıyor mu zaten?

Annelerimizin ninnileriyle büyüdük her birimiz: Namelerle. Müzikle.

Müziğin temeli şiir değil mi? Yorumunu, (sözlerini) duyduğunuz notalarla size bırakan, sözsüz birçok müzik eseri olmasına rağmen; çoğunlukla şiirlerin bestelenmiş şeklidir müzik. Bu yönüyle güzel sanatların bir dalıdır.

Şiir, ülkemizde edebiyat derslerinde okunmakta, öğrenilmekte. Edebiyat derslerinin özünü ve çoğunluğunu ise düz yazılar (nesir) oluşturmakta, şiir ikinci planda kalmaktadır. Edebiyat kitaplarında, bir sığıntıdır adeta şiir. Oysaki sığınılacak bir limandır: Zengin sembolleri, ritimli sözleri, uyumlu kullanılan sesleriyle. İmgeleriyle gönüllere seslenir; duygu ve coşku uyandırır, düşündürür.

Ölenlerin ardından yakılan ağıtlar, yeni doğanlar için yazılan "hoş geldin" mersiyeleri, özünde hep şiirdir. Yiğitlik, sevgi, sevda, sevgili, ayrılık, hüzün, coşku... konusu olmuştur yıllarca, yazılan tüm şiirlerin.

Hayatın özü, özetidir şiir. Yererek, uyarır; ders verir. Yücelterek; örnek gösterir, kalıcılık sağlar yarınlara.

Algılatır doğayı ve doğalı: Gözletir, deneyim sunar, kıyaslatır.

Dikeni gülle, hüznü sevinçle, gurbeti sılayla buluşturur; barıştırır.

Abartır yeri geldiğinde; güldürür, dehşete düşürür. Saza sözdür: Veysel'de, Mahsuni’de, Ruhi Su'da; kitleleri paydaş kılar.

Öğüt verir, öğretir: Mevlana'da, Pir Sultan'da...

Düşündürür, ışık tutar yarınlara. 53 dile çevrilir, ölümsüzleşir Nazım Hikmet'te.

İnsana, insanı sunar: Olduğu gibi, olması gerektiği gibi.

Şiir: Haykırmaktır gerçeği, isyandır haksızlığa, direnmektir çirkinliklere…

1950 doğumlu bir yurttaş olarak, bilinç ötemi aralayıp, öğrendiğim, etkisinde kaldığım ve beni şekillendiren şiirleri düşündüm: dehşetle, şaşkınlıkla, heyecanla.



   

Yorumlar - Yorum Yaz
Frankfurt Kitap Fuarı
   

Frankfurt Kitap Fuarı'nın
Bu Yılki Onur Konuğu:
Çek Cumhuriyeti

Dünyanın en önemli yayıncılık ve edebiyat buluşmalarından biri olan Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl Çekya'yı onur konuğu olarak ağırlıyor. Ülkenin fuardaki varlığı, Shakespeare'in Kış Masalı (The Winter’s Tale) eserinden ilham alan “Bir Kıyı Ülkesi” (Ein Land an der Küste) mottosuyla şekilleniyor. Bu yaratıcı tema, denize kıyısı olmayan Çekya'yı, dünya edebiyatının engin okyanusunda kendine özgü bir kıyıya sahip kültürel bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Çekya, Franz Kafka, Milan Kundera, Bohumil Hrabal, Karel Čapek ve Jaroslav Seifert gibi dünya edebiyatına yön vermiş yazarlarıyla köklü bir edebî mirasa sahip. Bununla birlikte ülke, günümüzün çağdaş yazarları, şairleri ve düşünürleriyle de oldukça canlı ve üretken bir edebiyat ortamı sunuyor. Gelenek ile moderniteyi buluşturan bu zengin kültürel yapı, Frankfurt Kitap Fuarı boyunca düzenlenecek kapsamlı etkinlik programında ziyaretçilerle buluşacak.

Fuarda Çek edebiyatının klasik ve çağdaş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek okuma etkinlikleri, söyleşiler, panel tartışmaları ve kitap tanıtımları yer alacak. Edebiyatın yanı sıra tiyatro, müzik, görsel sanatlar ve çeviri kültürü de programın önemli unsurları arasında bulunuyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca Çek edebiyatını değil, ülkenin çok yönlü kültürel zenginliğini de yakından tanıma fırsatı bulacak.

“Bir Kıyı Ülkesi” teması aynı zamanda Çekya'nın Avrupa kültürü içindeki yerini ve dünya edebiyatıyla kurduğu güçlü bağları vurguluyor. Fuar kapsamında düzenlenecek yüzlerce etkinlik, farklı kuşaklardan sanatçıları, yayınevlerini ve okurları bir araya getirerek kültürel diyalog için önemli bir platform oluşturacak.

78. Frankfurt Kitap Fuarı'nda Çekya, klasiklerden çağdaş eserlere uzanan geniş edebî yelpazesiyle ziyaretçilerini dünya edebiyatının kıyısında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl
7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bilgi: Bu yazı, Frankfurt Kitap Fuarı'nın Çekya Onur Konuğu Programı kapsamında yayımlanan resmi tanıtım metinleri ve fuar organizasyonunun kamuya açık bilgilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası