Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam48
Toplam Ziyaret534405
Köşektaş Albümü


Köşektaş'ın aşkına,
Deredeki taşkına,
Kimseler döndüremez,
Döndü gönül şaşkına.

"Köşektaş ve çevresi, bugüne dek, hiç bu kadar farklı açılardan görüntülenmemişti!" Özcan Antike

Köşektaş'ı çevreleyen tepelerden yamaçlara doğru, koyu yeşile bürünmüş doğa büyüsünü yansıtan fotografları görünce, insanın, Köşektaş ve çevresinde dolaşarak, Tasavvuf inancına göre, Tanrı'nın bir yansıması olan doğa ile iç içe olası geliyor.

Özcan Antike'ye, her yılın her mevsimi çektiği fotograflarla, "Köşektaş Albümü"ne katmış olduğu zenginlik ve renklilikten dolayı teşekkür ederiz!

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Köşektaş Estetiği - Resim


Köşektaş Manzarası - 1980 - Tuval üzerine yağlıboya - 60 x 45.
Sizin hiç Köşektaş'la sevişirken çocuğunuz oldu mu?
Köşektaşlı resim sanatçısı Adnan Yalım'ın, 1980 yılının Temmuz
ortası ile Ağustos ortasını oluşturan zaman diliminde, bir
ay süren bir uğraşı sonrası, tuval üzerine yansıtmış
olduğu bir Köşektaş manzarası.
kosektas.net

SİZİN HİÇ KÖŞEKTAŞ´LA SEVİŞİRKEN ÇOCUĞUNUZ OLDU MU?


 
 
Adnan Yalım; bizim Pablo Picassomuz

Söylemek bile gereksiz. Her insanın bir zamanlar doğup büyüdüğü yer ve yöresine bir vefa borcu vardır. Bunun farkına varabilen vefakâr her insan, bu vefa borcunu herhangi bir şekilde ödemek ister. Kimi kalkar o yer ve yöresini anlatan öyküler yazar, kimi şiirler; kimi kalkar resmini çizer, kimi efsanesini; kimi de kalkar o yer ve yöresini anlatan nakaratlar dizer.

Şimdi, doğup büyüdüğünüz yer aşkına, kendinize, çok değil, az bir zaman ayırarak, bakıcı bir göz ve açık bir dimağla, o başyapıta bir kez daha bakın. Bakın ve tuval üstüne inceltilmiş yağlı boyayla çizilmiş her bir ögenin, resme nasıl yansımış, resme nasıl bir derinlik kazandırmış olduğunu görün!

Kuşkusuz bu resmi bu denli canlı, bu denli şeker kılan iki önemli etken var. Bu etkenlerden bir tanesi, Köşektaş ve doğasının, bakarken görebilenlere, sunduğu o muhteşem güzellik, bir tanesi de ressamın bir zamanlar doğup büyüdüğü yere olan aşkı ve sevgi bağıdır - ki, kim ne derse desin, bir yere duyulan aşk, bir yere olan sevgi bağı, bundan daha iyi ifade edilemez!

Köşektaş‘ın gözde köşelerinden birini yansıtan bu şaheseri çizme düşüncesi, Suat Güneş’in, 1980‘li yıllarda, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Prof. Adnan Çoker Atölyesi’nde öğrenim görmekte olan Adnan Yalım’la olan sohbetlerinde, uzun yıllar ayrı kaldığı Köşektaş‘a olan özlemini dile getirmesi sonucu doğar.

Adnan Yalım, 1980 yılının Temmuz ortasında, tatil için gittiği Köşektaş’ta, hemen işe koyulur. Bir sabah erkenden kalkar, eline tuvalını, yanına da amca oğlu Kadir Özdemir‘i alarak, Mehmet Ağa’nın Çeşmesi‘ne gider. Resmi çizmeye, o gün orada başlar. Çizim işlemi tam bir ay sürer ve bu bir ay sonunda yaratmış olduğu bu şaheseri, İstanbul‘a götürerek, Suat Güneş‘e hediye eder.

Tüm bu olup bitenleri işittikten ve resme yeniden baktıktan sonra anlıyoruz ki, bir varlığı ya da bir manzarayı canlandıracak şekilde tuvala yansıtmak, kolay gibi görünse de, oldukça zahmetli bir iş. Ve yine anlıyoruz ki, bu resmi etkili kılan, onun betimlediği ya da betimler göründüğü görüntüler değil, içerdiği aşk, sevgi, hasretlik ve içtenliktir.

Ne tesadüftür ki, sanatçının sanatkâr babası da, 1955 yılında, Köşektaş’ın bir diğer gözde köşesini, hayali olarak, çizmiştir.

Umarız yakın bir gelecekte başka birileri çıkar Köşektaş’ı tepeden, daha başka birileri de cepheden çizer. Ne ki gidişat şimdilik pek öyle görünmüyor. Yine umarız ki, bir gün gelir, bu gidişat tersine döner. Neticede öyle olması gerekir zaten. Neticede de öyle olacaktır zaten. kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası. 20 Mart 2012.

Resim: Adnan Yalım, Köşektaş Estetiği - 1980, Tuval üzerine yağlıboya - 60 x 45.


Yorumlar - Yorum Yaz


Şiir Tanıtım Köşesi

 Sözcükleri, imgeleri ve kelimeleri, ipe dizer gibi dile dizmenin; öfkeyi, korkuyu ve karanlığı, yerden yere vururcasına hırpalamanın; aklı, ışığı ve sevgiyi, göklere çıkarırcasına yüceltmenin baş yapıtı bu şiiri siz ziyaretçilerimizle paylaşmaktan kıvanç duyarız!

kosektas.net


Verdiğin İkrar

Sermayen sevgidir, silahın bilim
Niçin var edildin ey insanoğlu?
İnkâr etme beni, lâl olur dilin
Kazınmış künyeme Ehlibeyt Yolu.

Evrenden insana akan şiirdir
Süzüle süzüle yayılan ışık;
Hak, Muhammed, Ali üçü de birdir
Sevgide cömert ol, sözde barışık.

Gelse de başına bin türlü bela
Nedeni sensindir, ara özünde,
Zalime isyandır kanlı Kerbela
Mazlum anlam bulur yüce tözünde.

Gerçekler her yerde bir çığlık atar
Ve duyulmak ister gönüldeki ses,
Yaşama yön verir, anlamlar katar
Ahmet Yeseviyle tümleşen nefes.

İsyan etme her dem, barış kendinle
İrfan al, aydınlan Hacıbektaş’tan,
Dostluk kuramazsan her ötekinle
Boşa medet umma Kâbe ve Haçtan.

Hak yolunu korkularla kuşatma
Bil ki korku zulüm saçan kılıçtır,
Gül at düşmanına, sakın taş atma
Ölmeden öldüren öfke ve hınçtır.

Bal eyle acını, kinini sakla
Söyleyen sendendir, senin bir parçan,
Arpa boyu yol alınmaz yasakla
Vazgeçemem Şah’ımdan der Pir Sultan. 

Haram yoksulun da helal seninse
Paylaşımda bir haksızlık var demek,
Kölesi olduğun salt bedeninse
Yalan dünya yine bize “dâr” demek.

Varlıkta birliktir, birlikte varlık
Yol gösteren beden değil akıldır;
Karanlığa ışık tutan her kılık
Beden ve aklıyla zaten Hakkındır. 

Hayat bir gemidir, dümeni sende
Umman gizem dolu yönler davetkâr,
Renk ararsan eğer saçta ve tende
Yapışır yakana verdiğin ikrar.

Şair Dr. Salim ÇELEBİ