Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam81
Toplam Ziyaret537337
Köşektaş Albümü
Köşektaş'ın Sol Köşesi

Köşektaş ve çevresi,

Açık hava müzesi,
Dilden dile dolaşır,
Özgündür efsanesi.

Bölgesinin en yeşil ve en güzel köyü Köşektaş ve yöresinden görüntüler.

Mayıs 2007

Necdet Cengiz Şen

Necdet Cengiz Şen'in Mayıs 2007'de çekmiş olduğu Köşektaş fotografları.

Bu güzel fotografları bize göndererek Köşektaş'tan ayrı kalmış olmanın vermiş olduğu hasret ile yanıp tutuşan gönüllerin hasretlerini bir nebze olsun gideren Necdet Cengiz Şen'e çok teşekkür ederiz!

kosektas.net


1890`lı Yıllarda Ren Nehri Üzerindeki Theodor Heuss Köprüsü`nden Çekilmiş Bir Mainz Fotografı:

M A I N Z E R

REN-MAIN BÖLGESİNİN İNCİSİ GUTENBERG KENTİ MAINZ

LÜTFULLAH ÇETİN


Gutenberg Kenti Mainz, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin iç kesimlerinde, Ren Nehri kıyısında yer alır. Rheinland-Pfalz eyâletinin başkenti ve eyâletteki en büyük kenttir. Alman Federal Cumhuriyeti`nin önde gelen eğlence ve kültür merkezlerinden olan Mainz, Karnavalın sayılı kalelerinden bir tanesidir.

Verimli Ren vadisinin ticaret merkezi olan Mainz aynı zamanda Avrupa'nın belli başlı su, demir, hava ve karayollarının kesiştiği bir noktadır. Ren-Main Bölgesi’nin gösterişli ve alımlı incisi bu kentten trenle on beş dakika gibi kısa bir sürede ulaşılabilen Frankfurt Ren-Main Havaalanı, Avrupa'nın en büyük ve en işlek havaalanlarından biridir.

Çok önemli bir medya merkezi olan Mainz, İkinci Alman Televizyon Kanalı ZDF ile; SAT1, SAT3 ve SW3 isimli diğer Alman televizyon kanalları ve SWR, RPR1 gibi Radyo İstasyonları’na ev sahipliği yaptığıdan ‘Medien Stadt’ (Medya Kenti) olarak da anılır.

Matbaayı icat eden ünlü mucip Johannes Gutenberg’in doğduğu kent olma özelliğine de sahip olan Mainz, bir festivaller ve eğlenceler merkezidir de ayrıca. Kentin merkezinde ve kenar mahallelerinde büyüklü küçüklü ellinin üzerinde festival, şenlik ve kutlamalar düzenlenir. Seçkin bir hastane ve üniversiteye de sahip olan Mainz, yaklaşık 35 bin üniversite öğrencisi ve iki adet Max-Planck Enstitüsü ile ünlü bir Bilim ve Araştırma Metropolü’dür. Alman şarap ticaretinin en önemli merkezlerinden biri olan Mainz’in Alman 1. Liği’nde top koşturan bir de futbol takımı var. (Mainz 05)

II. Dünya Savaşı sırasında yapılan bonbardımanlar sonucu çok büyük yıkıma uğramış, kent merkezinin neredeyse tümü yerle bir edilmiş olsa da, savaştan hemen sonra başlatılan restore çalışmaları sonucu, kent adeta yeniden yapılandırılmıştır.

Geniş yeşil alanlar ve parklar zengini Mainz, bağrında yaşayan insanlara çok cömert davranıp, dinlendirici ve doğal bir ortam sunar. Kentin tam göbeğinde ve çevresinde, yabanıl yaşamı ve doğayı koruma alanları olabildiğince geniştir. Gerek sportif ve yarışma etkinlikleri, gerekse piknik yapmak için büyük olanaklar sağlayan parkların içinde yüzme havuzları, bisiklet yolları, gezinti kordonları, barlar, kafeteryalar, botanik ve hayvanat bahçeleri mevcuttur.



Gerek bağrında barındırdığı eşsiz tarihi yapılar, gerekse içinde yaşattığı güler yüzlü, hoşgörülü insanlarıyla Mainz, yaşamak için ülküsel ve modern bir kenttir. İnşası şavaş ve kıyımların yaşandığı 1627 yılında Kurfürst Georg Friedrich von Greiffenklau tarafından başlatılan ve o günden bu güne yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen, ihtişam ve muhteşemliğinden hiçbir şey kaybetmemiş olan Kurfürstliches Schloss adlı tarihi yapı, Mainz’in olmazsa olmazıdır adeta. Kentin adeta gözbebeği durumundaki bir diğer muhteşem yapı Dom Kilisesi (Kathedrale und Bischofskirche) inananlara 1000 yıldır ev sahipliği yapmaktadır. İnşasına Bischof Willigis tarafından İS. 975 yılında başlanan ve romantik bir yapı sitiline sahip olan Dom Kilisesi, Ren Nehri yakınlarında ve kentin tam merkezinde yer almaktadır.

Gutenberg`i, Ren`i, Main`i, Karnavalı, Dom`u, Schloss´u, Theodor Heuss Köprüsü, Volksparkı, festivalleri, tiyatroları, sinemaları, müzeleri, eski evleri, üniversitesi, kütüphaneleri, şarap lokalleri, birahaneleri, dönercileri, pizzacıları, parkları, bahçeleri, bağları, üzümleri, şarapları, türkü ve şarkılarıyla Mainz, yaşamak için ülküsel bir mekan arayanların beklentilerine yanıt verebilecek düzey ve zenginlikte bir kenttir, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası http://www.kosektas.net/ `in düzenlenmesi bu kentten yapılmaktadır...

Not: Gutenberg kenti Mainz'i tanıtan bu yazının bir nüshası Özgür Ansiklopedi Vikipedi'ye bağışlanmıştır. kosektas.net

Almanya Ren-Main Bölgesi'nin İncisi Mainz ve Çevresi'nden Görüntüler.

''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''
 
Aşağıdaki linklere tıklayarak ulaşacağınız görüntürlerin yaratıcısı fotograf ve film dizayneri  Helmut Koelbach`dır.


Görüntüleri büyültmek için ENLARGE, tüm ekran görüntüsü elde edebilmek için ise FULL SCREEN düğmesine bir kez tıklayınız.

kosektas.net


GÖRÜNTÜLER
 
Augustinerstr.
 
 Augustiener Caddesi I
 
Christuskirche Christus Kilisesi
 
Citadel Mainz Kalesi
 
Hoefchen
 Gutenberg Meydanı
 
Kirschgarten Kiraz Bahçesi
 
Leichhof Leichhof Alanı
 
Leichhofstr. Leichhof Caddesi
 
Old Town Eski Şehir
 
Palace Palas
Potpourri Augustiener Caddesi II
 
Rhine Riverside
 Ren Nehri ve Theodor Heuss Köprüsü
 
Schoefferstrasse
 Schoeffer Caddesi
 
Theatre
 Tiyatro
Theatrum Romalılar Tiyatrosu
 
Liebfrauenplatz
 Liebfrauen Meydanı
 
 




0 Yorum - Yorum Yaz
Bir Bahar Önü

Elli, altmış yıl öncesinden
bir bahar önü.

Hüseyin Seyfi

Uzun geçen kış mevsiminin sonunda, hasretle beklenen bahar, köyde yüzünü gösterdi. Güneş çıktı. Üşüyen toprak biraz ısındı. Toprağın üstünde üç aydan beri bekleyen kar erimeye başladı. Kar eridikçe toprağın üstü açıldı, toprağın ıslaklığı geçti ve eriyen karın altından önce kardelenler, sonra sarı çiğdemler toprak üstüne çıktı.

Kış boyu ahırlarda hapis olmuş tavuklar, inekler, atlar, öküzler, danalar, koyunlar, kuzular dışarı çıkarak açık havanın tadını aldılar. Çocuklar çiğdem toplamak üzere donu çözülmüş kırlara koştular. Güneşin ısıttığı ve ıslaklığını aldığı yol üstündeki küçük toprak yığınlarının içinden çıkan ve arka arkaya dizilen karıncalar baharın yaklaştığının habercisi oldu.

Kuzey yamaçlarda henüz erimeyen kar, gümüş rengini alırken, güneş, arkasına koyu bir kızıllık bıraktıktan sonra kayboldu. Geride kalan, ayaza dönen esinti ile ocaklardan, tandırlardan çıkan koyu dumandı.

Akşam karanlığı ile herkes evine çekildi. Sokaklar ıssızlaştı. Dışarıda, çöplük başlarında siftinen birkaç uyuz zağar ve duvar başlarında oynaşan kedilerin yanında, ahıra girmeyen çelimsiz, yaşlı bir at kaldı.

Gün batımından bir süre geçtikten sonra, gökyüzünün kızıllıkları da kayboldu. Ay, tüm güzelliğini gururla sergiledi. Gecenin bulutlarını sürükleyen serin bir esinti devam etti. Kümeleşen bulut, Ay’ı gölgeledi. Ay’ın parlaklığı silindi. Yeryüzü karardı.

Akşam eve dönmeyen ineği kurt yemesin diye Akif Hoca’ya, kurt duası okutuldu, dua esnasında kemik saplı bıçağın ağzı üç defa açılıp kapatıldı ve kurt ağzı bağlandı.

Kış süresince, kuru tahıl ve una dayalı yiyeceklerle beslenen insanlar, kırlarda, tarlalarda yeşilliğin görünmesi ile birlikte, bildikleri madımak, cırtlık, yemlik, tülü, hardal, kızılcık ve ebegümeci gibi doğada kendiliğinden yetişen, çiğ veya pişirilerek yenebilecek bitkileri toplamak için kadınlar bozkıra dağıldılar. Köyün delikanlıları at arabalarını koşarak, bir kış boyu ahırda kapalı kalan atların hamlarını aldılar.

Uzun süre evlerde kapalı kalan genç erkekler, çamuru yeni kurumuş arazinin üstünde çelik oynamaya, çocuklar bezden yaptıkları toplarla sokak aralarında top oynamaya başladılar…

Yeni çalışmamdan çıkarttığım bir sayfa, Hüseyin Seyfi.